Olay Örgüsü Kurma

1) Olay örgüsü, konun, tema-tür-kişiler vb. öğelerin dikkate alınarak örülmesi, işlenmesi, kurgulanması konuya biçim verilmesi, konuyu öyküleme demektir.
2) Düz bir masanın üzerinde hareketsiz duran bilye, “kararlılık hali”ndedir. Kararlılık halini bozan ve hareketi başlatan etkiye, dramaturgide ateşleyici sebep deniyor. Kararlılık hali, bir etki sebebiyle bozulunca hareket (gelişme/dramatik aksiyon) başlar.
3) Ateşleyici sebebin, gelişimi başlatabilmesi için karakterin ve karakterler arası ilişkilerin de, gelişime yatkın, uygun ve elverişli olması gerekir.
4) Ateşleyici sebep ilk adımda etkili olmayabilir, etkisi giderek duyulup anlaşılabilir. Karakterleri değişik şiddet ve biçimde etkileyebilir. Karakter kişiliklerine göre olumlu ya da olumsuz farklı tepki gösterebilirler.
5) Ana gelişimi başlatan ateşleyici sebepten sonra, gelişimi hızlandıran yeni ateşleyici sebepler de devreye girebilir.


Film Dilinin Grameri
Film Dilinin Grameri – I
Daniel Arijon / ES YAYINLARI
Liste Fiyatı: 15,50YTL. Kitapyurdu Fiyatı: 10,08 TL



6) Kararlılığın bozulması halinde durum ve ilişkiler düzeni değişir. Böylece konu akmaya başlar, ilerler ve sonuca ulaşır. Bu sürece gelişim diyoruz.
7) Bir konuda birden çok gelişim olabilir. Bu gelişimlerden biri baskın niteliktedir, konunun belkemiğini oluşturur. Ona asal gelişim diyelim. Ötekilere de niteliklerine göre yan, alt, yardımcı ve karşıt gelişim diyebiliriz.
8) Konu kendiliğinden gelişmez. Asal gelişim ve varsa öteki gelişimleri aşama aşama ilerletmek ve sonuca ulaştırmak için bazı etkenlere gerek vardır. Bu etkenler, genel olarak şunlardır. Karakterler, engeller, etkiler ve tepkiler, çelişkiler, karşıtlıklar, çatışmalar, bunalımlar, yan çatışmalar, düğümler, ilişkiler düzeninin sarsılması, yeni engeller, yeni sorunlar vb…
9) Gelişim karakter ile karşı karakterin son defa çatışacakları doruk sahneden hemen sonra, tema doğrultusunda sonra erer.
10) Gelişim her sahnede bir adım ileriye gitmelidir.
11) Gelişimi sağlamak ya da dramın süresini uzatmak amacı ile işlevsiz olan yeni kişileri ya da olayları esere katmak bir çözüm değildir. Yarı yolda ihtiyaç duyulup eklenen yeni kişilerin ve olayların yamam oldukları belli olur. Bu eksikliği önceden görüp, bu kişileri ve olayları baştan eserin dokusuna katmak, eseri yeniden kurgulamak gerekir.
12) Gelişimin hep aynı hızda olması tekdüzelik yaratır. Tekdüzeliğe düşmemek için gelişim sahnelerin özelliği dikkate alınarak bazı sahneler hızlandırılır, bazı sahnelerde yavaşlatılır. Bazı sahneler uzun, bazı sahneler kısa tutulur. böylece eserin temposu ve ritmi sağlanır.
13) Asal karakterleri ya da asal karakterin yakınlarını ilgilendiren, ana konunun yanı sıra gelişen, eserdeki ikincil konuya yan konu denir.
14) Yan konunun bir işleve sahip olması gerekir. Ya gerçeklik kazandırmalı ya ana konuyu destekleyip onun gelişmesine yardımcı olmalı, ya ana konudan farklı olarak gelişiğ karşıtlık sağlamalı, ya hızını azaltmalı, ya dönemle ilgili bilgilerin aktarılmasına hizmet etmeli ya da çözüme yardımcı olmalı vb.
15) Yazar adayının başlangıçta eserine birden çok yan konu eklemekten kaçınmasını, ana konuyla birlikte sarmal olarak gelişen birkaç yan konuyu birden işlemek için ustalaşmayı beklemesini öneririm.
16) Eğer eserde ağırlıklı olarak evdeki dört ya da beş kişi işlenecekse bu kişiler arasındaki bütün ilişkiler önemlidir, önceden ayrıntılı olarak saptanmış olmalıdır.
17) Her konu bir sürecin parçasıdır. Sürecin hangi noktasından başlarsak başlayalım, konunun bir öncesi vardır. İzleyiciye konunun anlaşılması için önceki olayları da anlatmak durumundayız.
18) Önceki olaylarlar şu şekilde seyirciye aktarılabilinir:
-Geriye dönülerek parça parça sahneler halinde sergilenerek
-Jenerik başlamadan önce bir önbölümle yada jenerik yazılarının altından akan sözsüz sahneler eşliğinde
-Filmin başında kısa bir yazıyla
19) Önceki olayların serimini, dramanın hemen başında yapmak ya da başlatmak gerekli değildir. Gelişimin uygun bir yerinde yağılır. İlke olarak ilk uygun fırsatta yapılması yerinde olur.
20) Konu, izleyiciyi meraklandırmayı, gerginliği sürdürmeyi, bazı bilgileri sonra vermeyi gerektiriyorsa, bazı serimler geciktirilebilir.
21) Radyo oyunlarında ve filmlerde, bir önceki sahnenin repliği ile, çok kısa bilgi verilerek, gelecek sahnedeki yeni kişiler ya da hareketler hakkında serim yapılabilir. İzleyici bir sonraki sahnedeki kişi, mekan, hareket ya da amacı yeni bir serime gerek kalmadan kavrar. Buna önserim denir.
22) Meraka dayalı dramlar bazı bilgiler, mesela katil, suçlu, geçmişe ait önemli bir bilgi, izleyiciden saklanır; hatta izleyici yanlış bilgi verilerek uzun süre yanıltılır, başkalarından kuşkulanması ya da merakta kalması sağlanır. ama genel olarak özellikle de komedilerde izleyici gerçeği bilir. Gerginlik ya da komedi, bir gerçeği izleyicinin bilip karakterin bilmemesinden kaynaklanır.
23) İki karakterin bilip yaşadığı şeyleri, izleyiciye aktarmak amacı ile birbirlerine anlattırmak yapılabilecek en büyük yanlıştır. Olaylar ve kişiler, o olayı, o kişiyi, ya da kişinin o özelliğini bilmeyen birine anlattırılarak serimlenir. Dramatugide bu kişiye sırdaş deniyor. Sırdaşın tek kişi ya da hep aynı kişi olması gerekmez.
24) Serim bir karakteri açıklamaya yetmez. Bir karakter hakkındaki sözlü serimi, karakterin giyimi, makyajı ile duygularını, düşüncelerini belirten davranım ve sözleri tamamlar.
25) Hazırlık, bazı gelişme ve davranışların inandırıcı olmasını, anlaşılmasını, doğal karşılanmasını ve benimsenmesini sağlamak adına daha ilerisi için hazırlık olduğunu belli etmeden, dramaya bazı ön bilgiler ya da ipuçları yerleştirmek demektir.
26) Dramanın başında, bir şeyi yapmadığını, kullanmadığını öğrendiğimiz bir karakter(hazırlık) , o şeyi yapar ya da kullanırsa, bu davranış özel bir anlam taşır; ya bir değişimin ya da bir karar sürecinin başladığını vb gösterir.
27) Hazırlık izleyicilerin olayları, karakterlerin davranım ve gelişimini kavramasını, benimsenmesini, doğal ve mantıklı bulmasını, yorumlamasını, değerlendirmesini, anlamlandırmasını sağlar.
28) Kesintisiz bir biçimde, bir engele rastlamadan, kopmadan dümdüz bir çizgi halinde gelişen bir konunun, dramatik olmadığını artık iyi biliyoruz. Dramatik sanatın temeli çatışmadır.
29) Etki ve tepkinin şiddeti birbiriyle orantılı olmalıdır. Çatışma ilke olarak gelişmeye yol açmalı her çatışma daha ileri bir çatışmayı hazırlamalıdır.
30) Çatışmanın gelişip derinleşmesine bunalım(crisis) deniliyor. Bunalım ayrı bir öğe değil, çatışmanın ileri bir aşamasıdır. Çatışma, bunalımlarla yani çatışmanın daha da derinleşmesiyle gelişir.
31) Dramanın kimi kez asal karakterin, kimi kez de karşı karakterin gücün geçici üstünlüğü ile gelişmesi, doğallığı ve genel dengeyi sağlar. Daha gerçekçi ve inandırıcı kılar, ilgi ve merakı ayakta tutae. Dramtugide güçler arasındaki bu denge değişikliğine tahterevalli kuralı deniyor. Kesin üstünlük doruk sahnesi sonunda belli olur.
32) Doruk sahne, tarafların son kozlarını oynadıkları, son defa çatıştıkları, çatışmanın en hızlı, şiddetli ya da en incelikli, duyarlı ve sonucun kesin olduğu, bu yüzden heycanın yükseldiği sahnedir.
33) Doruk sahne, izleyiciye önceden verilmiş bilgiler dolayısıyla çözümü de içeriyorsa, yani doruk sahneden sonra ne olacağı belirtilmişse bu yoğun ve etkili bir sondur. Ama doruk sahne ile final her zaman böyle biraraya getirilemez., bu yüzden üstün gelen taraf belli olsa bile bazı sorunlar açıkta kalır. Karakter karşı gücü yendi ama asıl amacına ulaştı mı? İlişkiler düzeni, bu son duruma göre ne oldu? Ana konu ile birlikte yürüyen ve henüz sonuçlanmamış olan yan konu nasıl bitecek vb. Bunları da final sahnesi ile belirtmek gerekmektedir.
34) Eğer doruk sahnenin sonunda bu sorular kendiliğinden cevaplanıyorsa final sahnesine gerek yoktur. Final, doruk sahneden hemen sonra gelmeli ve kısa sürmelidir.
35) Final iki türlü olur: Kapalı son, açık son. Kapalı son, gelişen olayın kesin olarak sonuçlandığı; bütün açık noktaların cevaplandığı sondur. Açık sonda ise, gelişim bitmez, sonuç izleyicinin hayaline bırakılır.
36) Bütün türlerde, kesintisiz olduğu için bir sahnenin süresi gerçek zamanla aynıdır. Ama konu uzun bir zamanı kapsıyorsa, konunun süresini dramanın süresine indirgeyebilmek için sahneden sahneye geçerken, zaman aralıkları verilir. Buna zaman sıçraması diyoruz.
37) Düğüm pratik bir tanımla izleyicinin, “şimdi ne olacak?”, “şimdi ne yapacak?”, “bu açmazdan nasıl kurtulacak?” diye meraklandığı durumdur.
38) Bir çatışmayı, serimi, bir hazırlığı, bir yan konuyu, bir yan gelişimi başlatmışsak, tamamlayıp sonuçlandırmamız gerekir. Bir sırdan söz etmişsek, sırrı açıklamalı, bir ayrıntıdan söz etmişsek bunu bir şeye bağlamalıyız. Buna açılan pencereyi kapatmak denir.
39) Süpriz karakterin umulmadık bir anda iyi ya da kötü bir durumla karşılaşmasıdır. Süprizin özelliği serim yoluyla önceden ipuçları verilmiş olmasıdır. İpucu verilmeden yapılan bir süpriz, süpriz değil gelişmedir. İki tür süpriz vardır:
-İzleyiciye önceden, üzerinde durulmadan bir bilgi verilir, unuttulur ve hiç beklemediği bir anda, olay parlatılır.
-İzleyici bir söze, bir harekete, bir tepkiye alıştırılır, hep böyle olacağına inandırılır ve beklemediği bir anda tersi yapılır.
40) Olayları örerken, eserin genel üslubuna ve mantığına aykırı sahnelere ve anlatım araçlarına yer vermemeyi, büyünlüğü sağlamayı unutmayın.
41) Tekdüzelik dramayı öldüren kusurlardan biridir. Yazar adayı, tekdüzelikten kaçınmak için sahnelerin hız, uzunluk, yoğunluk, kişi sayısı, diyolog düzeni, gerginlik, sinemada ayrıca açık-kapalı mekan, gece-gündüz vb. öğeler bakımından bir örnek olmamasına özen göstermelidir.
42) Hızlı, yoğun, sert ve yorucu sahnelerden sonra izleyiciye soluk alması, gelişimi sindirmesi için fırsat tanımak doğru olur. Bu, kısa bir sessizlik, küçük bir şaka, yumuşak bir sahneye geçiş, gerginliği giderecek birinin gelmesi gibi yollarla sağlanabilir.

Bu yazı Turgut Özakman’ın “Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği” kitabından derlenmiştir(Kaynak: Mustafa Akal)

Popularity: 3%

“Olay Örgüsü Kurma” üzerine 7 düşünce

  1. “Olay Örgüsü Kurma” başlığı altında verilen bu 42 maddenin herbiri için açıklayıcı daha doğrusu örnekleyici bir cümle ya da paragraf yazılamaz mı?

  2. yhaa kardeşim bu kişiler zaman ve mekan lar yazmıyo sınavıma çalşıcm ama çalışmym 🙁

Bir Cevap Yazın

Sağlık, genel kültür, sanat, sinematografi, e-devlet, mizah – iyi yaşamaya dair ipuçları ve püf noktaları…

%d blogcu bunu beğendi: