İş yerinde en çok neye sinir oluyorsunuz?

İşyerinde birbirine gıcık olan insanlar

İş arkadaşlarınızın en çok hangi huyuna gıcık oluyorsunuz? Sürekli işten kaytarmalarına, gidip de saatlerce dönmedikleri sigara molalarına, saatler süren öğle yemeği aralarına, dedikodu yapmalarına, etrafı dağıtmalarına, telefonda yüksek sesle konuşmalarına, bangır bangır müzik dinlemelerine, şen kahkahalarına, boş boş konuşmalarına, her fırsatta kutlama yapmalarına, klavyeyi döver gibi yazı yazmalarına, cak cak sakız çiğnemelerine mi yoksa klimayı açtırmamalarına mı?

Aslında önemsiz gibi görünen bu küçük şeyler, her gün, günde 8 saat birlikte çalıştığımız (ya da çalışmak zorunda olduğumuz) iş arkadaşlarımızdan gelince rahatsız ediyor, bir müddet sonra yaptıkları her şey size batmaya başlıyor. Keyfimiz kaçıyor, ve işyerinden soğumaya başlıyoruz.

İnsan kaynakları danışmanlık firması Randstad’ın Amerika’da 1.000’in üzerinde kişiyle yaptığı araştırma sonuçlarına göre işyerinde bizi en çok “gıcık eden” şeyler, zamanın kötü kullanımı (uzayıp giden yemek araları, sigara molaları vs), dedikodu ve dağınıklık. Çalışanların ciddi bir kısmı bu sorunları paylaşmak yerine görmezden gelmeyi (ya da görmezden gelmeye çalışmayı) tercih ediyor, bu da sorunu işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

İnsan kaynakları danışmanlık firması Randstad’ın Ipsos Public Affair’e yaptırdığı ankete göre iş arkadaşımızın en sevmediğimiz huyu zamanı kötü yönetmesi. Zamanın boşa harcanması, işyerinde dedikodudan bile daha çok gıcık ediyor çalışanları. Amerika’da 1.000’den fazla kişiye yapılan anket sonuçlanna göre iş ortamında çalışanların en çok sinirlerini bozan hareketler şöyle sıralanıyor:

  • Kötü zaman yönetimi: %43
  • Dedikodu: %36
  • Ortak alanların dağınık kullanılması: % 25

Ofiste bunalma2010 anket sonuçlarında yer alan diğer can sıkıcı davranışlar ise  şöyle sıralanıyor:

  • Yüksek ses: % 21
  • Kötü kokular: % 20
  • Toplantılarda sürekli cep telefonuyla oynanması: % 15
  • E-posta’nın hatalı kullanımı: % 12
  • Politik tartışamalr: % 12

Uzun yemek ve sigara molaları sinir bozuyor

Anket sonuçlarına göre çalışanların en çok rahatsızlık duyduğu konuların başında gelen “zaman yönetimi”. Buna göre çalışanların

  • %22’si öğle yemeği aralarının, sigara molalarının fazla uzatılmasından
  • %11’i mazeret izni haklarının istismar edilmesinden
  • %11’i öngörüsüz ve plansız toplantılardan
  • %10’u geç başlayan ve uzayıp giden toplantılardan
  • %10’u toplantı sırasında blackberry veya benezeri cep telefonları ile oynanmasından
  • %9’u ise iş son teslim tarihini kaçıranlardan

şikayetçi. Anket katılımcılarının %13 ü ise bu can sıkıcı durumların hiçbirinden rahatsız olmadıklarını söylüyor.

İş arkadaşımızı nasıl uyarmalıyız

İş yerinde gerginlikÇalışanlar bu can sıkıcı durumlar karşısında farklı yöntemlerle sorunlara çare bulmayı deniyorlar. Ankete katılanlardan,

  • Yüzde 29’u canlarım sıkan kişilere şikayetlerini direkt olarak söylüyorlar.
  • Yüzde 2’si direkt olarak e-mail gönderiyor.
  • Sadece yüzde 9’u patrona veya yöneticisine durumu bildiriyor
  • Yüzde 11 isimsiz bir not bırakıyor veya sosyal medya yoluyla ifade ediyor.

Şaşırtıcı nokta ise, katılımcıların yüzde 27’sinin şikayet konusu durumu görmezden gelmeyi yani ses etmemeyi tercih etmesi.

Uzmanlar, iş arkadaşlarınızın can sıkıcı durumları karşısında onları uyarmamz gerektiğini söylüyor. Onları uyarırken gücendirmeden, kibarca uyarmakta fayda var. Örneğin “Belki çok büyük bir problem değil ama dikkat edersen sevinirim” denilebilir. Çünkü pek çok durumda kişi de yaptığı şeyin farkında olmuyor. Ama eğer durum geçici bir durumsa boş verilebilir.

Gereksiz e-postalar can sıkıyor

Araştırmaya katılanların e-posta konusunda en çok camnı sıkan hususlar:

  • Yüzde 19’u toplu e-postalar dan ve şaka amaçlı gönderilen iletilerden
  • Yüzde 6’sı gereksiz cc:’lerden
  • Yüzde 51’i ise tek kelimelik (evet, hayır vs) cevaplardan şikayetçi.

Ekonomik Kriz, zaman yönetimini öne çıkardı

Aynı araştırma Amerika’da 2007 yılında da yapılmıştı. 2007’deki araştırmada iş yerinde en çok rahatsızlık duyulan davranış dedikoduyken, 201O’da en çok rahatsızlık duyulan davranış kötü zaman kullanımı olmuş. Kötü zaman kullanımından kasıt uzayan molalar, istismar edilen hastalık günleri, plansız toplantılar vs.

Randstad Türkiye Genel Müdürü Altuğ Yaka, kötü zaman yönetiminin birinci sıraya çıkmasını nedenini ekonomik krize bağlıyor:

“Kriz süresinde gerçekleşen işten çıkarmaların ardından daha verimli çalışmak zorunda kalan çalışanlar için zaman yönetiminin öneminin artması beklenen bir sonuç. Öte yandan dedikodunun motivasyon düşüren bu rahatsızlıklar arasında hâlâ en yüksek sıralarda olması da doğal. Çünkü negatif konuşmalar dalga dalga yayılarak kişi psikolojisinden başlayıp topluluk psikolojisini etkileme gücüne sahiptir. Ufak bir rahatsızlık olarak başlayıp büyük bir ofis sorununa yol açabilir.”

Ofiste kavgaBiz hâlâ elektrik kesintisi ile uğraşalım

Yaka, bu araştırmada çıkanlara ek olarak Türkiye’de en çok rahatsızlık duyulan şeyleri şöyle sıralıyor:

  • Sosyal medya sitelerinin ve elektronik gereçlerin kullanımı
  • Hâlâ birçok işyerinde internet, elektrik, su kesintisi gibi altyapı sıkıntıları yaşanıyor. Bu tip altyapı sıkıntıları da çalışanlar için son derece motivasyon düşürücü.
  • Amerika’da pek rastlanmayan ancak Türkiye’de işyerlerinde rahatsızlık yaratan başka bir unsur ise çalışanların iş arkadaşlarının eşyalarım izinsiz kullanmaları. Amerikalılar bireyselliğe ve kişisel alana toplum olarak çok fazla saygı duyarken aynı hassasiyet daha paylaşımcı bir toplum olan Türkler’de maalesef mevcut değil.

İşveren iyi gözlem yapmalı

Çalışan rahatsızlık duyduğu konuyla ilgili ne yapabilir? Altuğ Yaka, ilk etapta rahatsızlığı yaratan kişiyle konuşulması gerektiğini, sorun çözülmediği takdirde işverene haber verilmesinin önemli olduğunu söylüyor: “İşveren ise ofis ortamını her zaman mümkün olduğunca iyi gözlemlemeli. Bu tip motivasyon düşüklüğüne neden yaratabilecek rahatsızlıkların ortadan kalkması için gerekli tedbirleri almalı.”
Motivasyonu düşürüyor

Ipsos KMG İnsan Kaynaklan Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi Evrim Birol, aslında oldukça basit gibi görünen ama hepimizin gündelik hayatında karşılaştığı bu sorunların çözümlenmediği zaman giderek etkisini arttırdığını ve çalışanların motivasyonunu kötü yönde etkilediğini söylüyor: “Bu araştırmada belirtilen konular üzerinde kısa zaman harcanarak çözümlenebilecek problemler, ama ne yazık ki çoğu kez bu problemleri başında görmezden gelip kronikleşmesine neden olabiliyoruz. İşveren olarak bu basit olarak görülen problemleri en başmda iyi iletişim kurarak çözümlüyor olmak çalışan mutluluğu ve bağlılığı için önemli bir nokta. Burada önemli olan iyi iletişim kurarak bu sorunlan çözümlüyor ve iş yapış tarzı olarak çalışanlara aktarıyor olmak.”

Birol, zaman planlamasında yaşanan sorunların aslmda büyük çoğunluğunun işverenin iş yapış tarzı ve kurum kültürü kapsamında çalışanlarını yönlendirmesi ile çözümlenebileceğini de savunuyor: “İşveren kendi iş yapış tarzı ile ilgili kurallarını belirleyip tüm çalışanlarına oryantasyondan itibaren aktarmaya başlar ve küçük hatırlatmalar ile güncel tutmaya çalışmalıdır. Örneğin şirket içerisindeki tüm toplantıların gündemi toplantı öncesinde belirlenmiş olmalı, toplantı notu tutulmalı, tüm paydaşlara bu not iletilmeli, sonuçları düzenli aralıklar ile takip edilmeli şeklinde genel kural oryantasyondan itibaren çalışanlara aktarılmalı ve hayatı kolaylaştırıcı bu kuralların uygulanabilirliği takip edilmeli.”

İş yerinde sizi en çok sinir eden şey hangisi?

Sonuçları gör

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Kaynak: Hürriyet İK

Popularity: 1%

Bir Cevap Yazın