Lanetli Şato

Eskiden Mac için yaptığım macera oyunları (GO-Zone)

Lanetli ŞatoGoogle’da geçen gün hangi web sitelerimin ve sayfalarımın indekslendiğini merak ederek yaptığım bir arama sonucu taa 1990’larda Mac için geliştirmekte olduğum macera oyunlarını tanıttığım birkaç sitenin hala aktif ve ulaşılabilir olduğunu gördüm.

Bu işlerle uğraşmayalı o kadar uzun zaman olmuştu ki, bir zamanlar böyle uğraşlarım olduğunu neredeyse kendim bile unutmuşum.

Türkiye’deki eski Mac kullanıcılarının bazıları beni ilk Türk yapımı macera oyunu olan The Journey (1055 indirme) ile tanır. Henüz 16 yaşımdayken çocuksu aklım ve çömez programcılık yeteneklerim ile geliştirdiğim Türkçesi Yolculuk anlamına gelen The Journey adlı macrea oyununda siz galaksinin başka bir yerinde (Sirius güneş sistemindeki) bir gezegenden Dünya’yı incelemek için gönderiliyorsunuz. Dünya’nın coğrafi özellikleri hakkında bir rapor hazırlayıp gezegeninize geri döneceksiniz. Ancak aracınız infilak ediyor ve gezegeninizden sizi almak için gönderilecek başka bir araca ulaşana kadar şehir yaşamından uzak kalmak suretiyle birbirinden çeşitli, dumur (ve tanıdık) maceralar yaşamak durumunda kalıyorsunuz.

The Journey Mac OS 8.x uyumlu eski Mac bilgisayarlarda sorunsuz çalışan eski bir oyun, ancak bir-iki emülatör yardımıyla PC’lerde ve yeni Mac’lerde çalıştırılabileceğine dair bir ipucu yazısı buldum. Bu konunun üzerine yakında giderek nostalji yaşamak isteyenlere bir sürpriz hazırlamak isteyebilirim. Oyunu buradan indirebilirsiniz:  The Journey (1055 indirme)

Gelişmeleri takip etmek, fikir beyan etmek, eleştiride bulunmak veya gaz vermek isterseniz irtibat sayfasını kullanabileceğiniz gibi Facebook grubuma da katılabilirsiniz.

Fate of Doleron

Geçenlerde en iyi arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana küçük bir sürpriz yaptı ve tamamlanmadan geliştirme sürecine (süresiz!) ara verdiğim Doleron’un Kaderi adlı bir başka macera oyunun 0.892d versiyonunu üzerinde Mac OS 9 yüklü eski iMac bilgisayarında çalıştırdı.

Sonra sabaha kadar oyunu çözmeye çalıştık. Çünkü oyunda hayatta kalabilmek için çözülmesi gereken birkaç düzine sırrın ve püf noktasının ne, nasıl, ne zaman ve hangi sırayla karşılığını ben bile unutmuşum – en kötüsü de oyunda kalınan yeri kaydetme özelliğini henüz programlamamıştım.

Oyunun senaryosunu hayal meyal hatırlıyordum – senaryodan kastım, çok açık ve net olan konu değil, doğru zamanda, doğru yerde olmak ve doğru eylemleri gerçekleştirmek.

Oyunda adı “Dayna” olan bir karakteri oynuyorsunuz. Dayna, Kral Tomanis’in kızına deli gibi aşık. Fakat Doleron’un kötü kalpli (=”evil”!) derebeyi Lord Henzar, prensesi kaçırmış ve Lanetli Şato adı verilen dev malikanesinde tutsak etmiştir. Dayna’nın görevi, tabii eğer kabul ederse, prensesi Henzar’ın elinden kurtarmak. Bunun için Lord Henzar’ın şeytani büyüleri, zırhlı muhafızları ve garip yaratıklarıyla başa çıkmak zorunda. Bununla beraber Dayna’nın bu macerasının bir kısmını geçireceği Doomville kasabasında ona yardım etmek isteyen iyi kalpli insanlar da var.

Prenses bu arada uğrunda bu kadar külfeti çekmeye değecek kadar güzel.

Oyunun konusu (şatolar, büyüler, vs) son derece sıradan ve modası geçmiş olsa da, içinde çok matrak anekdotlar var (bkz ekran resimleri). Aslında “Cem Yılmaz‘ın GORA’sı uzay çağı için ne ise, Doleron da şovalyeler ve büyülü şatolar dönemi için odur” gibi bir benzetme yapmam çok yerinde olacaktır. Eski batı kültürü ile günümüzün Anadolu kültürünün belki abuk ama matrak bir karışımı da söz konusu.

Fate of Doleron - Doomville Palace

Bu oyunu hazırlarken daha önce ‘The Journey’i yapmak için kullandığım World Builder‘ın (siyah beyaz grafikler, animasyonsuzluk, sınırlı işaretle-ve-tıkla özellikleri (sürükle ve bırak yok!) ve belli işlemler için konsol kılıklı bir pencereden komut yazma zorunluluğu gibi kısıtlamalarından kurtulmak için can atarak ve daha önce Commodore 64 ve Amiga için de versiyonları olan MacVenture‘cılar tarafından Macintosh versiyonu yapılan Shadowgate adlı oyundan “bayağı bir” esinlenmiş, renkli, animasyonlu, hatta müzikli, (gerçekli ses efektleri kullanabilme özelliği zaten eskiden beri vardı), daha gelişmiş kullanıcı arayüzü vs özellikler katmaya olanak tanıyan SuperCard adındaki bir RAD (hızlı yazılım geliştirme) yazılımını kullanmıştım.

Bugünün şartlarına göre değerlendirildiğinde sadece Mac platformunda çalışan ve özellikle multimedya anlamında çok eski teknolojiler ve teknikler kullanan bu oyuna üniversite hayatım boyunca birkaç arkadaşım ve onların birkaç eş-dost tanıdığı, gerek grafikler, gerek bazı animasyonlu sahnelerdeki (cutscene) seslendirmeler, gerek müzik seçimi konusunda katkıda bulundu.

Ancak çeşitili sebeplerden dolayı oyun yarım kaldı. O yüzden de 2-3 arkadaşım dışında kimseye dağıtılmadı. Aslında geldiği nokta her ne kadar kusrulu ve iyileştirilmesi gereken bir durumda olsa da, bu hali için bile son derece amatör olarak da olsa gerçekten hatırı sayılır bir emek harcanmıştı.

Bu oyunun geliştirilmesine kaldığı yerden devam edilmesi, indirilebilir bir alfa versiyonunu veya “public preview” çıkarılması ve veya başka konulardaki yorumlarınızı buraya yazmanız çok makbule geçecek. Ayrıca devam etsin mi, kaldırıldığı tozlu rafta dursun mu gibilerinden bir anket yayınlayacağım.

Tanıdığım tanımadığım herkesin fikri dikkate alınacaktır. Bunun haricinde oyunun yapımının devam ettiği takdirde, proje hem Mac OS X ve iPhone, hem de Windows (bir ihtimal Linux bile olabilir!) platformuna taşınacak ve halihazırda bu işlerle uğraşacak olan toplam iki kişi var. Bize katılmak isteyen olursa, buna açığız ve beni nerede bulacağınızı biliyorsunuz.

“Eskiden Mac için yaptığım macera oyunları (GO-Zone)” üzerine 4 yorum

  1. Gelebilir, Vat. iPhone’a uyarlama gibi yarım kalmış bir proje var. Belki web versiyonu bile olabilir. Fakat o tarz oyuna ilgi derecesi ne olur ölçemedik. Ayrıca Flash’ın geleceği belirsiz, Steve Jobs’un iddiası doğru ise böyle bir oyun için Adobe Flash platformu doğru bir seçim olmayacak vesaire vesaire.

    iPhone için oyunu uyarlama şimdilik platform olarak doğru görünüyor, ama oyunun türü anlamında pek de iyi bir fikir olmayabilir.