GO tarafından yazılmış tüm yazılar

Kayıp eşyaları bulma yöntemleri

Profesör SolomonSiz de sık sık eşyalarınızı kaybediyor ve onları bulmakta zorlanıyorsanız, Profesör Solomon’un “Kayıp Eşya Bulma Teknikleri” işinize yarayabilir.

Kendini “Amatör Profesör” (!) olarak tanıtan Profesör Solomon’un “How to find lost objects” (Kayıp Eşyaları Nasıl Bulursunuz) adlı kitabında anlatılan 12 prensibi uyguladığınızda kaybettiğiniz şeyi bulmamanız için hiç bir sebep kalmayacak.

Bu prensipleri uygularken “düşünme külahı” ve “Eureka değneği” gibi yardımcı araçlarla arayış sürecini daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz.

Sözkonusu kitapta anlatılan 12 prensip sırasıyla şöyle:

  1. Aramayın.
  2. Kaybolan eşya değil, sizsiniz.
  3. RSK kuralını hatırlayın
  4. Kaybettiğiniz şey aslında zaten olması gereken yerde
  5. Gezintiye çıkan eşyalar
  6. Bakar-kör sendromu
  7. Kamuflaj etkisi
  8. Geriye sar ve düşün
  9. Bir kere bak, iyi bak
  10. Eureka bölgesi
  11. Olay yeri tatbikatı
  12. Sizin yüzünüzden değil

Kayıp eşyaları bulma yöntemleri yazısına devam et

Can Dündar’dan evlilik üzerine

Some great rewardEvlilik , inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için… 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum aynı zamanda da…

Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma inanmamaktan geçiyor.

Evliliği toplumun dayattığı şekilde yaşamamaktan…

Nedir bu dayatmalar?

Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması , eğitim seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit olması bunların sadece ikisi…
Olmaz,yürümez diyor toplum…
Erkek yaşça büyük olmalı ki, kadına ‘höt’ dediğinde oturmalı kadın…
Ya da yumuşatıyorlar;
Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum felan) küçük olmalıymış yaşı…
Eğitimde de böyle..
Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı ….

Can Dündar’dan evlilik üzerine yazısına devam et

Kene ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA):

KKKA hastalığı ilk olarak 1944 yılında Kırım’da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 1956 yılında Kongo’da görülen hastalığın, 1969 yılında Kırım Kanamalı Ateşi ile aynı olduğunun farkına varılmış ve hastalık bundan sonra bugünkü bilinen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ismiyle anılmaya başlamıştır.

Kene:

    • Kırmızı – kahve renginde yassı, oval bir dış parazittir.
    • Keneler evcil ve yabani hayvanlara ve insanlara yapışıp kan emerek büyürler.
    • Evcil hayvanlar vasıtası ile evlerin içine kadar gelebilirler.
    • KKKA virüsünün bulaşmasında Hyalomma türüne ait keneler daha büyük bir yere sahip olmakla beraber, tüm keneler de bu virüsü bulaştırabilir.
    • Hyalomma soyuna ait keneler ülkemizin de içinde bulunduğu çok geniş bir coğrafik alanda yerleşmişlerdir. Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir.

Kene

Kenelerin Bulunduğu yerler

  • Hayvan barınakları ve hayvanların üzerinde,
  • Su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde,
  • Çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerde,
  • Çayırlarda yaşarlar.

Kene Hangi kaynaklar ile bulaşabilir?

Bir çok kuş ve yaban hayvanı virüse karşı dirençli iken, virüsün yayılmasında önemli rol oynar. Keneler virüsü enfekte hayvanlardan (küçük kemiriciler, yabani hayvanlar , evcil memeli hayvanlar ve kuşlar) alırlar.

Kene ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yazısına devam et

Lost’da hala muallakta kalan 16 esrar

Duman canavar neyin nesi?

Duman canavar

Hakkında ne biliyoruz: Yerin altında yaşıyor. İnsanların beynini okuma özelliğine sahip. Duman gibi birşey. ‘Dharma Initiative’ onu cehennemin üç başlı gardiyanı olan ‘Cerberus’ olarak nitelendirmiş olabilir. Ve Ben onu kontrol ediyor olabilir.

Sayılar neyin nesi?

Lost’daki esranrengiz sayılar

Hakkında ne biliyoruz: 4 8 15 16 23 42. Hurley’e piyangodan büyük ikramiyeyi kazandırdı. Kapağın altındaki elemanlar bu sayılarıoradaki bilgisayara girince adayı dağılmaktan kurtardı. Lost’la ilgili yan medyada bu sayıların dünyanın sonunu belirlemekte kullanılan bir denkleme ait değerler olduğu önce sürüldü, ancak bu hipotez dizinin kendisinde hiç yer almadı.

Lost’da hala muallakta kalan 16 esrar yazısına devam et

Evde çıkabilecek yangınları önleyin

“ Bir nasihat bin musibetten iyidir ”

demiş atalarımız.

 
yangindansonra.jpg

Bu fotoğraf, geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen bir ev yangınından sonra çekildi. Fotoğraftaki nesne, bildiğimiz elektrik prizi ve prize takılı içinde metal bir parça bulunan bir kutu.

Çıkan bir yangında çiftin evi tamamen yanmış ve geriye külden başka bir şey kalmamış. Bu kötü olay geçtiğimiz hafta, orijinal mesajı yazan bayanın erkek kardeşi ve eşinin başından geçmiş. İyi bir sigortaları olduğundan, ev ve birçok eşya sigorta tarafından karşılanacakmış. Bu iyi haber.

Ancak, yangının sebebini öğrendiklerinde dehşete düşmüşler.
Evde çıkabilecek yangınları önleyin yazısına devam et

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Sağlığınız için Mucizevi Formüller

Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu mucizevi etkileri olan sihirli formüller verdi.

Bir televizyonda katıldığı canlı yayında tariflerini açıklayan Saraçoğlu gençleştirici kremden, sperm artırıcı formüle, sigara içmenin etkilerini yok eden karışımdan zayıflama formülüne kadar birçok derde deva olacak doğal bitkileri anlattı. Bunları yazın ve bir kenarda saklayın.

İşte formüller:

GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL
gençleştirici formülBu mucizevi karışım sizi genç ve zinde tutuyor. Karışımı tüketmeye başladıktan 2 gün sonra etkisini görmeye başlıyorsunuz. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayan karışım, karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir koruma sağlıyor.


Gençleştirici Formül –
MALZEMELER

  • 15–16 sap maydanoz
  • 2 yemek kaşığı taze limon suyu
  • Yarım bardak su

Gençleştirici FormülHAZIRLANIŞI:
Maydanoz, limon ve suyu karıştırıp blenderdan geçirin. Hazırladığınız bu karışımı sabah aç karnına kahvaltıdan 15–20 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. İkinci günden itibaren kendinizi daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan Sağlığınız için Mucizevi Formüller yazısına devam et

Lost 4×12 Eve dönmek gibisi yok!

Dünden beri bir çok kişi Internet’te “Lost S04E12” anahtar kelimeleriyle yoğun olarak arama yapıyor.

4. sezonun 12. bölümü olan (4×12) ve orijinal bölüm adı “There’s no place like home – part 1” (memleket gibisi yok – bölüm 1) olan sürükleyici dizinin bu bölümünde bir önceki bölüme nazaran daha az silahlı çatışma ve aksiyon söz konusu olsa da, bizi sezon finaline yaklaştıran önemli olaylar cereyan etti.

Lost Oceanic 6′dan 3′ünün aileleri

Dikkat yaznın bu kısmından sonrası ağırlıklı olarak “spoiler”lar içermektedir. Yani henüz bu bölümü izlemediyseniz ve er veya geç izleyecekseniz burada durun!

Lost 4×12 Eve dönmek gibisi yok! yazısına devam et

Ev boyama hakkında bilinmesi gerekenler

evini boyayan kadınEv nasıl boyanmalı? Ne tür boya ve fırça kullanılmalı? Boya öncesinde, esnasında ve sonrasında yapılması gerekenler nelerdir?

Bu yazıda çeşitli kaynaklardan istifade ederek anlattığım herşey, daha çok iç mekan boyamaya yöneliktir. Her ne kadar bu yazıda da dış mekanların boyanmasında dikkat edilmesi gereken noktalara değinilmiş olsa da, Polisan’ın web sitesinde dış yüzeylerin boyanması konusunda daha geniş bilgi mevcut.

Wiley yayınevinin “Home Maintenance for Dummies” başlıklı kitabından alıntı bir makalenin Türkçe mealinden, Polisan’ın web sitesinden, ayrıca insaatofisi.com ile cur-cuna.com ve de Mynet’in (evdekorasyon.net) sitelerinin ev dekorasyonu ile ilgili bölümlerinden derlediğim bilgileri burada toparladım.
Neden mi? Çünkü yeni evime taşımadan önce küçük bir boyama operasyonuna girişmem gerekiyordu. Uygulamaya başlarken edindiğim bu bilgilerin paylaşıldıkça çoğalmasını da bir borç bildim. 😉

Boya nedir?
Şaka. GO-Blog’da gereksiz yazı ve metin kalabalığına yer yok…

Boya öncesi ev nasıl hazırlanmalı?

Boya yaparken mobilyalarınıza ve kendinize zarar vermemek için evi boyaya uygun duruma getirmelisiniz. Her aşamada olduğu gibi burada da ön hazırlığın iyi yapılması sizi sonraki aksaklıklardan koruyacaktır.

Eşyaları kaldırın…

Yapacağınız ilk şey, kendinize ve merdivene rahat hareket edecek yer açmak olmalı. Bütün mobilyaları odanın ortasına taşıyın ya da hepsini dışarı çıkarın. Duvarlarda asılı olan tablo ve süsleri de unutmayın!

Kaplayın…
Sonra tüm eşyaları toz ve boyadan korumak için eski çarşaflarla veya naylon bir örtüyle tamamen kaplayın. Hırdavatçınızda bulabileceğiniz rulo halinde şeffaf naylon örtüler boya için pratik bir seçim olabilir. Örtüyü kaymasını önlemek için maskeleme bandıyla yere sabitleyin.

Prizler ve diğer sabitler…
Bir sonraki adımda prizleri sökmek gerekiyor. Prizlerle birlikte telefon hat çıkışları ve TV uydu-kablo bağlantılarını da yerlerinden çıkarın.
Tavanı boyayacaksanız, tavandaki tüm elektrikli sabitlerin de sökülmesi gerekecek. Avizenizin modeli elveriyorsa, sadece tavana takılmış olan kapağı çıkarıp altını boyayabilirsiniz. Tabii bu durumda kapağın altında kalan kısmın da naylonla kaplanması gerek. Bunun için büyük boy çöp poşetleri pratik olacaktır; tek yapmanız gereken, avizeyi poşete alıp ağzını bantlamak.

Kapı kolları ve kulplar…
Kapı ve ahşap pencereleri boyarken kapı kolu ve mandalların çıkarılması daha rahat bir boya ortamı sağlar; maskeleme bandı bu bölgelerde yeterli olmayabilir.

Sabit eşyalar..
Şimdi sıra taşınamayan ve sökülemeyen eşyaların korunmasına geldi. Maskeleme bandı ve naylon örtüyü kullanarak boyamayacağınız radyatörleri kaplayın. Ayrıca boyanmayacak duvarları da, yakın alanları boyarken etkilenmemeleri için naylonla maskeleyebilirsiniz. (Örn. tavanı boyarken duvarların üst bölümleri örtülebilir.)
Ve zemin..
Mermer, parke ya da seramik… Zemin kaplamanız ne olursa olsun korunması gerekir. Naylon örtüyle kolayca kaplayabileceğiniz gibi bezlerle de örtebilirsiniz.

EV BOYANIYOR!

radyatörOdayı boyamaya nereden başlamalısınız?
İç mekan boyarken doğru yolu izlemek sadece zamandan değil, paradan da tasarruf etmenizi sağlar. Odayı boyarken en yukarıdan başlayarak aşağıya doğru devam etmelisiniz.
Sırasıyla,
Tavan
Duvarlar
Kapılar
Pencereler
Radyatörler

Ev boyama hakkında bilinmesi gerekenler yazısına devam et

Elektrik enerjisiyle çalışan otomobiller

Hindistan’da 2005-2006 geliri 5,5 milyar dolar olan TATA Motors, Hindistan’ın en büyük otomotiv kuruluşu. Ticari araçlarda her segmentte uzak ara lider olan bu şirket, kompakt sınıf, orta sınıf ve SUV sınıfında ikinci sırada yer alıyor, ve aryıca Türkiye’de de bir kuruluşu (www.tata.com.tr) var.

Land Rover ve Jaguar‘ı da satın aldıktan sonra dünyanın en ucuz arabası “Tata Nano” ve en prestijli markalarından ikisi aynı şirketin eline geçmiş. Bu firmanın ayrıca elektrikle çalışan motorlar konusunda da ciddi atılımlarda bulunduğu söyleniyor.

Umut, kendi blogundaki Otomobil Dünyasının Geleceği: Elektrikli Arabalar başlıklı yazısında birçok özelliğiyle ön plana çıkan elektrik enerjisiyle çalışan otomobillerden bahsetmiş. Ayrıca sözde çevre dostu gibi görünen, fakat uzun vadede yine çevre kirliliğine yol açmaktan geri kalmayan diğer alternatif motor teknolojilerine de kısaca değinmiş.

Güneş enerjisiyle çalışan otomobilAyrıca daha sık duyduğumuz güneş enerjisi olan çalışan otomobillerin çalışma mantığı aslında elektrikli motorların çalışma prensibine dayanıyor.

Yeşil ve çevre dostu arabalar denilince eskiden akla hibrid motorlar, bitki bazlı yakıtlar, karışım yakıtlar, bio yakıtlar, lpg’li ekonomik yakıtlarla çalışan arabalar geliyordu. Ancak, bu seçeneklerin hepsi de uzun vadede dünyayı daha çok kirletip, dünya kaynaklarının anlamsızca israf edilmesine yol açacaktı. Oysa elektrikli arabalar birçok özelliğiyle ön plana çıkıyorlar:

  • Elektrik enerjisi göreceli olarak dünya kaynaklarına bağımlı değil. (Atom enerjisi, rüzgar enerjisi, güneş enerjisiyle üretilebilmesi vs.) – sonuçta enerji dönüştürülebilir bir şey.

  • Elektrikli arabalar çok hızlı olabilirler. Çoğu için 5-6 saniyelik bir 0-100 km/saatlik performans söz konusu.

  • Çalışmak için klasik otomobil motorlarının ihtiyaç duyduğu atmosfer basıncına, yani bildiğimiz dünya gezegenindeki hava basıncına ihtiyaç duymazlar.

  • Gerekli alt yapı bir kez yapıldıktan sonra, elektrik enerjisinin maliyeti, depolanması, tüm lojistik faaliyetleri çok daha kolay. Benzin ve diğer yakıt türlerindeki gibi kaçakçılık, düşük kalite vs. sorunları yok.

Gazi üniversitesi’ne bağlı Faydalı bir.site‘de bu araçların nasıl yapıldığına dair bir bilgi var. Bunun haricinde Metin Under adında bir blog yazarı da, Güneş Arabaları başlıklı yazısında bu teknolojinin icadının aslında uzun zaman öncesine dayanmasına rağmen, neden günümüzde hala seri üretime geçmediğini ve kullanımının ertelenme sebeplerine değinmiş. Tabii ki petrol şirketleri bu gecikmenin ana faktörü…