Kategori arşivi: Genel Kültür

Kapsamı daha geniş ilgi alanlarına hitap eden, çeşitli konularda yararlı bilgiler.

Cem Boyner’den Mutlak Başarı için 14 Tavsiye

 

  1. Cem BoynerÖnce bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Durup dururken güveniniz yitirmeniz, başarısızlık duygusunu yaşamanız bundan olabilir. O yüzden ilk adım olarak geçmişteki bütün kötü deneyimleri yok edin. Beyninizden silin gitsin!
  2. Kendinizle iletişiminiz çok önemli. “Sen bunu yeneceksin” gibi cümleler kurmayın. Yani kendinize iç sesinizle “sen” diyorsanız bu sorundur, ilk olarak kendinizle “iletişime geçin, “ben bunu yaparım” şeklinde cümlelerle işe başlayın.
  3. Ertelemeye bir son verin. Bir şeyi sonlandırmayıp, yarım bırakma, başarılı olamama korkusuna dayanıyor olabilir. “Şu an” yapacağınız ne varsa “hemen şimdi” yapın. Bir not edin bakalım, “yarım” bıraktığınız işler çok fazla mı? Onları tamamlamak güven duygunuzu rehabilite edecektir. Çok basit şeylerde bile bunu uygulayın. Saçınızı kestirmeyi ne zamandır erteliyor musunuz? Hemen gidin kestirin, örneğin.
  4. Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün. Tam olarak neyi, ne kadar, nerede ve nasıl elde etmek istiyorsunuz? Bunu dakikalarca düşünüp, o çok istediğiniz şeye odaklanın. Adrenalinizin arttığını, istediğiniz şeye kavuşmayı “düşünmenin” sizi pozitif bir ruh haline soktuğunu göreceksiniz.
  5. Kötü tecrübeleri beyninizin bilgisayarının çöp kutusuna atıp, silmiştiniz ya. Eh şimdi, arkadaşlarınızla beraberken biraz sıkılıyorsunuz değil mi? Onlara hep ‘dertlerinizden’ söz ederdiniz hani! Canım, biraz düşünün, sizin hiç başarınız olmadı mı geçmişte? Dost sohbetlerinde arada sırada bu başarılarınızdan da söz edin… Anlatırken bunu nasıl yaptığınızı yeniden hatırlayacaksınız. Belki de bu yöntem, başka ulaşmak istediğiniz idealleriniz için de işe yarar!
  6. NLP ile başarıÇevrenizi iyi gözlemlediniz mi? Başarılı ve mutlu insanlar genellikle çözüme odaklıdır. Bu insanlar yüzde 20 problemlere, yüzde 80 çözümlere odaklanır. Bazı sorunlar aslında sizin ‘büyüttüğünüz’ kadar büyük değil, siz ona odaklandıkça ” büyüyor, büyüyor ve çözülmez bir hale geliyor. Bu sorunlarda çıkmaza girdiğinizde bir örnek bulun. Yarı sorunu çözmüş bir insan örneği. O, nasıl cozdu? Tamamen bu yönteme odaklayın kendinizi.
  7. Enerjinizi çoğaltın. Çünkü enerji bize sadece fiziksel güç olarak gerekli değildir. Duyu organlarımız da enerji ile çalışır. Bu enerji sesinize, bakışınıza, görünüşünüze etki eder. Spor yaptığınızda serotonin ve endorfin hormonları artacak. Bu iletişimde çok önemli; Bakışlarınız da bu hormonların etkisiyle karşı tarafa daha kolay “olumlu” mesajlar göndermenizi sağlayacak. Kendinizi “iyi” hissetmek, güne gülümseyebilmek için spor çok önemli. Unutmayın, egzersizden uzak kaldığınızda, adeta benzinsiz bir araba gibisiniz!
  8. Telkin çok önemli. Her ne istiyorsanız onu olmuş gibi hayal edin: Alt bilinciniz sadece şimdiki zamanı bilir. O yüzden gelecek zamanlı cümleler kurmayın. Örneğin, “zayıflayacağım” derseniz asla zayıflayamazsınız. Belirsiz bir gelecek yerine, “şu anda yapıyorum” deyin… Bu mesajı yolladığınızda, alt bilinciniz sizi o amaç için bazı tutumlara davet edecektir. Siz farkında bile olmadan… Enerjiniz çoğalacak, yavaş yavaş zayıflama isteği artacaktır.
  9. Aman, renkler çok önemli. Giysilerde renk tonajlarına dikkat edin. Seçtiğiniz her renk sizi anlatıyor çünkü. Canlı renkler mutluluk ve neşeyi koyu renkler ise ciddiyeti temsil ediyor. Bu tarz olarak size en yakışanı seçin… Bu giysileriniz canlı renklere sahipse güveninizin kendiliğinden geliştiğini göreceksiniz. (Tabii yerine göre.. Bir iş toplantısına da pırıl pırıl renklerle gidilmez elbette.) Olumlu düşündükçe farklı bir ten renginin ve bakışların sizde oturduğunu fark edeceksiniz.
  10. ‘Evet’ ve ‘hayır’lara dikkat. Hiç kimse size istemediğiniz bir şeyi yaptıramaz. Bazı insanlara da hayır demeyi öğrenin. Hoşlanmadığınız bir mekâna sizi götürmek isteyen arkadaşınıza karşı rahatlıkla “hayır” kelimesini kullanın. Birlikte keyif alacağınız mekânları seçecek arkadaşınız mutlaka vardır. Sızı rahatsız eden, olumsuz ruh halinizi çoğaltan insanlarla ilişkinizi de gözden geçirir.. Sızı üzen bir insanla yola devam etmek sizden sürekli birşeyler götürecektir.
  11. Geleceği “belirsiz” bırakmayın. Planlayın. O gerçekleştiğinde neler hissedersiniz, sürekli bunu düşünün. Artık o ideale, o ‘plan’a nasıl ulaşacağınızı düşünün ve kendinizi orada hayal edin sık sık. Örneğin işyerinizde şef mi olmak istiyorsunuz? Sürekli bunu nasıl gerçekleştireceğinizi düşünmenin ve bu anlamda somut olarak neler yapabileceğinizin ötesinde, o görevi “hayal” edin. Kendiniz orada, bir toplantıda iken hayal kurun örneğin. Hayaliniz güçlendikçe, tutumlarınız da değişecektir. Örneğin, o iste şef olmak için önce dil mi bilmeniz gerekiyor. Farkında olmadan ayaklarınız sizi bir bir hafta sonu dil kursuna doğru götürecektir.
  12. Geleceği planlamak kendinize olan güveninizi, kendinize güvenmek size bazı formülleri getirecektir. Örneğin zayıflamak istiyorsunuz ama neden şişmanladığınızın ‘formül’ünü dikkate almıyorsunuz, İşte olumlu bir şekilde başarıya odakladığınızda beyniniz, size neden şişmanladığınızı da anımsatacak; Ve siz kendinizi kilo almaya götüren nedenleri hayatınızdan çıkarmak üzere planlar yapıyor olarak bulacaksınız.
  13. Bir de, olumlu anlam içeren kelimelere dikkat edin. Olumsuz olarak beyninize yerleştirdiğiniz cümleler size baskı yapar. Orada “beslenir” ve daha güçlü olarak geri dönebilir. Bir örnek vermek gerekirse, “asla televizyon seyretmiyorum” demeyin. Beyniniz sizi daha istekli olarak TV izlemeye zorlar. İnsanların “kötülükleriyle” uğraştığınızda da ters tepki verir. Kötü bir kelimeyi kullandığınızda ona yüklediğiniz anlamı bilincinize çağırırsınız! Bu kelimeyi çok sık hatırlamaya başlarsınız. Hatta yıllar sonra o eylemin içinde bile görebilirsiniz kendinizi. O nedenle “olumsuz” herhangi bir kelimeyi (her ne olursa olsun) beyninize yerleştirmemeye özen gösterin.
  14. Hayatınızı yönlendirin. Yaşamınızda ne eksikse ona odaklanın. Sevgi mi yok, sevgi birlikteliğine odaklanın. O boşluğu bir sevgili dolduracaksa, yani ona gereksinimiz varsa bunu planlayın. Bir takım duygusal boşlukların yerini başka şeylerle kapatmayın. Zaten olumluya ve başarıya kanalize olmuş bir ruh hali, başka arayışlarınıza çözüm bulmak üzere de konumlanacaktır. Başarı ve sevgiyle birlikte donanmış benliğiniz, size enerjiyi ve mutluluğu da çağıracaktır.

Popularity: 1%

Mutlu Olmayı Bilen İnsanların Diğerlerinden Farklı Yaptığı 12 Şey

mutlu insanlar

“Kaliteli bir yaşamın, yaşamdan zevk almanın ve bilgeliğin her zaman en doğal hakkım olduğuna ve bu hakların zaman geçtikçe bana otomatikman bahşedileceğine inanırdım. Basit, mutlu ve karmaşık olmayan bir yaşam sürebilmek için, hayatın belli kuralları olduğundan ve nasıl yaşamam gerektiğini idrak edebilmek için dünyaya olan bakış açımı geliştirmem gerekeceğinden hiç bir zaman şüphelenmemiştim”
-Dan Millman

Mutlu ve başarılı insanlarOlumlu olma konusunda uzman psikolog Sonja Lyubomirsky’nin yaptığı araştırmalar, mutlu insanların diğerlerinden farklı olarak benimsediği temel prensipleri 12 maddede özetlemekte. Bunlar bizim de yaşamımızdaki mutluluk seviyemizi artırmak için şimdiden kullanmaya başlayabileceğimiz yöntemler.

Hayatınızın gidişatı nasıl olursa olsun, her halükarda uygulayabileceğiniz bu 12 temel kuralı burada siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

  1. Gerçekten şükretmeyi öğrenin – Sahip olduklarınızın kıymetini bildiğiniz zaman, sahip olduklarınızın değeri yükselir ve size başka güzel şeyler getirmeye başlar. Temel olarak hayatınızda belirgin olarak var olan iyi şeyler için şükrettiğinizde, daha derin bir anlamda huzur ve mutluluk hissedersiniz – üstelik de dışarı çıkıp, para harcamak zorunda olmadan. Mantıklı, değil mi? Elimizdekilerin kıymetini bilmediğimizde mutlu olma (ve kalma) konusunda da sıkıntı yaşarız.
  2. İyimserlik duygunuzu geliştirin – Kazananlar kendi iyimsirliklerini kendi kendilerine üretme yetisine sahiptir. Ne durumda olursa olsun, başarılı bir dansçı her zaman yapabileceği iyimser bir hamle bulacaktır. Başarısızlığı sadece hayattan yeni bir ders almak ve yükselmek için bir fırsat olarak görecektir. İyimser bakış açısına sahip olan insanlar dünyayı sınırsız fırsatların olduğu bir yer olarak görmektedirler – özellikle zor zamanlarda.
  3. Bir şeyi çok fazla kafaya takmaktan ve sosyal kıyaslamalardan kaçının – Kendinizi bir başkasıyla kıyaslamak adeta zehirli olabilir. Eğer kendimizi kıyasladığımız bir kişiden sözgelimi ‘daha iyi’ olsaydık, bu bize sağlıksız bir üstünlük hissi verirdi. Egomuz tavan yapıp patlar, içimizdeki küstah ukala birden ortaya çıkıverir. Eğer kendimizi kıyasladığımız kişiden ‘daha kötü’ isek de, geçmişten bugüne kadar olan çabalarımızı ve katettiğimiz aşamayı bir çırpıda silmiş oluruz. Gerçek şudur ki, aslında bu tür bir sosyal mukayese sağlıklı bir noktadan kaynaklanmamaktadır. Eğer kendinizi mutlaka bir şeyle kıyaslamak zorunda olduğunuz bir duyguya kapılırsanız, kendinizi daha eski bir versiyonunuzla kıyaslayın.
  4. İyilik yapın – Nazik davranışlarda bulunmak veya biri(leri)ne iyilik yapmak beyninizde serotonin üretilmesini sağlar. (Serotonin özellikle ruh sağlığına oldukça yararlı bir maddedir). Bir kimseye karşılık beklemeden iyilik yapmak, kendimizi daha iyi hissetmenin en süper yollarından biridir. Ayrıca bu naziklik akımının başka bir güzelliği de sizin haricinizde, yaptığınız iyiliğe şahit olanlar da bu esnada daha fazla serotonin salgıladıkları için kendini daha iyi hissedecektir. Dipnot: Antidepresan ilaçların birçoğunun görevi vücudun daha fazla serotonin salgılamasına yardımcı olmaktır. Siz birine bir iyilik yaparak ilaç firması Pfizer’a muhtaç kalmadan kendi kendinize daha fazla serotonin üretebilirsiniz.

    serotonin
    Serotonin siniri
  5. Sosyal ilişkilerinizi güçlendirin – Dünyamızdaki en mutlu insanlar, derin, anlamlı ilişkilere sahip olanlar. Yalnız insanların ölüm oranının diğerlerine göre İKİ KAT fazla olduğunu biliyor muydunuz? Etrafınızda diyalog kurup, olumlu tecrübelerinizi paylaşabileceğiniz kimseler olduğunda tek başımıza olacağımızdan daha mutlu oluruz.
  6. Olaylarla başa çıkmak için yeni stratejiler geliştirin – Bazı ‘tatsız’ durumlarda verdiğiniz tepkiler karakterinizi şekillendiren en temel unsurdur. Talihsiz olaylar – kaçınılmaz olarak – meydana gelebilmektedir. Tam o an yaratıcı çözümler üretemeyebiliriz, fakat bu tür durumlar için önceden prova yaptığımız, daha sonra hazırcevap olarak kullanacağımız bazı stratejiler geliştirmekte fayda vardır.
  7. Affetmeyi öğrenin – İçinizde kin veya nefret duyguları beslemeniz sağlığınıza son derece zararlıdır. Bu durumlarda beyniniz geçmiş veşimdiki zaman arasındaki farkı ayırt edemez. Birinden ‘nefret’ ettiğinizde ve devamlı bunu düşündüğünüzde, bu olumsuz düşünceler bağışıklık sisteminizi alt üst etmektedir. Affetmek hem düşmanınıdan alacağınız en büyük intikam olduğu gibi, kendi sağlık ve mutluluğunuz için de en iyi seçenektir.
  8. Zamanın akışını durdurmuş gibi yaptığınıza odaklanın – Bu deneyimi uğraşınızla adeta bütünleşmiş gibi çalıştığınız zaman yaşarsınız. Eylemleriniz ve farkındalığınız birleşir. Açlık, uykusuzluk ve duygusallık hissetmessiniz. Sadece uğraştığınız konuya odaklanmış olursunuz. Hiçbir şey dikkatinizi dağıtamaz.
  9. Hayattan her yönüyle zevk alın – Hayattan tam anlamıyla zevk alamazsanız gerçek mutluluk da söz konusu olamaz. Çok yoğun çalışma temposu içinde yaşamın zevk alınabilecek deneyimlerini ve eğlenceli yönlerini tatmayı unutmak çok kolay. Bunu takdir etmeyi ihmal ettiğimizde, anın büyüsünden de birşeyler çalmış oluruz. Hayattaki en basit şeyler bile – her birini tatmamız gerektiğini unutmadığımız zaman – en büyük ödül olabilir.
  10. mutlu insanlarHedeflerinize bağlı kalın – Kendinizi birşey yapmaya tüm kalbinizle adamak sözlerle tarif edilemeyecek kadar büyük bir azim ile mümkün olabilir. Hedefe ulaşmak için büyük fedakarlıklar göstererek kendimizi adadığımızda, mucizeler olmaya başlar. Çünkü kendimizi tamamen bir işe adadığımızda, onu başarmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Böyle hissettiğimizde bilinçaltında da mutlu oluruz çünkü kısmen de olsa (varoluş) amacımızın bilincindeyizdir.
  11. Manevi değerlere önem verin – Maneviyat veya din ile ilgili (kendi içimizde) bir faaliyete geçtiğimizde hayatın bizden çok daha büyük olduğunun farkına varır, evrendeki en önemli şeyin kendimiz olduğu gibi saçma bir düşünceden uzaklaşırız. Böylece tüm yaratım sürecenin kaynağına bağlanıp, varolan herşeyle aramızda bir bağ kurarak, hayatın gerçek anlamını ve varoluş amacımızı keşfedebiliriz. Tanıdığım en başarılı insanlardan bazıları bu şekilde hayattaki amaçlarını ve ne yapmaları gerektiğini bulup uygulmaya geçirmişlerdir.
  12. Vücudunuza iyi bakın – En mutlu insan olmaktan geçen yollardan birisi de vücudunuza iyi bakmaktır. Eğer sağlıklı bir şekilde fiziksel enerjiye sahip olmazsanız, zihinsel enerjiniz (bilinciniz ve dikkatiniz), duygusal enerjiniz (moraliniz) ve ruhsal enerjiniz (amacınız) tamamen negatif olarak etkilenecektir. Klinik olarak depresyonda olan kişiler üzerinde yapılan testler, düzenli egzersiz yaptıklarında onları Zoloft gibi bir antidepresan almış kadar mutlu ettiğini göstermiştir. Sadece bununla da kalmıyor… Altı ay sonra, egzersiz yapmaya devam edenlerin kendini daha başarılı ve daha değerli hissettiği için eski bunalımlı haline dönme olasılıklarının çok daha düşük olduğu da görülüyr.

Popularity: 1%

İş yerinde en çok neye sinir oluyorsunuz?

İşyerinde birbirine gıcık olan insanlar

İş arkadaşlarınızın en çok hangi huyuna gıcık oluyorsunuz? Sürekli işten kaytarmalarına, gidip de saatlerce dönmedikleri sigara molalarına, saatler süren öğle yemeği aralarına, dedikodu yapmalarına, etrafı dağıtmalarına, telefonda yüksek sesle konuşmalarına, bangır bangır müzik dinlemelerine, şen kahkahalarına, boş boş konuşmalarına, her fırsatta kutlama yapmalarına, klavyeyi döver gibi yazı yazmalarına, cak cak sakız çiğnemelerine mi yoksa klimayı açtırmamalarına mı?

Aslında önemsiz gibi görünen bu küçük şeyler, her gün, günde 8 saat birlikte çalıştığımız (ya da çalışmak zorunda olduğumuz) iş arkadaşlarımızdan gelince rahatsız ediyor, bir müddet sonra yaptıkları her şey size batmaya başlıyor. Keyfimiz kaçıyor, ve işyerinden soğumaya başlıyoruz.

İnsan kaynakları danışmanlık firması Randstad’ın Amerika’da 1.000’in üzerinde kişiyle yaptığı araştırma sonuçlarına göre işyerinde bizi en çok “gıcık eden” şeyler, zamanın kötü kullanımı (uzayıp giden yemek araları, sigara molaları vs), dedikodu ve dağınıklık. Çalışanların ciddi bir kısmı bu sorunları paylaşmak yerine görmezden gelmeyi (ya da görmezden gelmeye çalışmayı) tercih ediyor, bu da sorunu işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

İnsan kaynakları danışmanlık firması Randstad’ın Ipsos Public Affair’e yaptırdığı ankete göre iş arkadaşımızın en sevmediğimiz huyu zamanı kötü yönetmesi. Zamanın boşa harcanması, işyerinde dedikodudan bile daha çok gıcık ediyor çalışanları. Amerika’da 1.000’den fazla kişiye yapılan anket sonuçlanna göre iş ortamında çalışanların en çok sinirlerini bozan hareketler şöyle sıralanıyor:

  • Kötü zaman yönetimi: %43
  • Dedikodu: %36
  • Ortak alanların dağınık kullanılması: % 25

İş yerinde en çok neye sinir oluyorsunuz? yazısına devam et

Popularity: 1%

Twitter’ın kıyamet koparan program hataları

Twitter program hatalarıFacebook’dan sonra webdeki en popüler sosyal ağ (iletişim) platformu olan Twitter’ın programcıları zor anlar geçiriyor.

Günün daha erken saatlerinde keşfedilen bir program hatasından (bug) doğan bir açık ile istediği kişiyi “takipçisi” haline getiren istismarkar kullanıcıları engellemek için Twitter, birçok kullanıcısının arkadaş listesini (takipçi listesini) sıfırladı.

Daha önce, “accept @kullanici-rumuzu” şeklinde bir “tweet” mesajı yazarak istediği kullanıcıyı zorla ‘takipçi’leri listesine (facebookçası “arkadaş listesi” demek caiz ise…)  ekleyen kullanıcılardan, bu program hatasını suistimal ederek işin cılkını çıkaranların hesapları donduruldu.
Twitter’ın kıyamet koparan program hataları yazısına devam et

Popularity: 2%

Clio IV !!!

2011 sonuna doğru çıkacak olan Clio IV’ün fotoğrafları internete düştü !!!

Autozeitung sitesinin yayınladığı ilustrasyona göre 2011de çıkacak clio iv böyle olacak. Sizce nasıl?

Bence Mazda 3, yeni Nissan Micra (aynı platforma sahip olacaklar) ve yeni Ford Fiesta karışımı gibi duruyor..

Popularity: 2%

BMW 320d sadece 82.500TL !!!

BMW’nin 3 serisinin tiptronik vitesli, 177 HP gücüne sahip dizel versiyonunun başlangıç fiyatı 82.500TL’den başlıyor.

Tiptronik vitesli Passatın 170HP versiyonu 88.000TL,  A4 ise hem 140HP hem de 46.300€ (~92.000TL).  Hatta en büyük rakip C220 CDI 61.500 € (~123.000 TL).

Bu durumda bugünlerde kendi segmenti içerisinde BMW 320d harici bir otomobil almak mantıksız değil mi?

Evi satıp alsam mı ne 😀

20.05.2010 Düzeltme:

€ kuru düştüğü için araç BMW 320d fiyatı 81.300TL‘nin altına inmiştir. Ancak Passat TDI 170HP DSG 88.100TL.. Makas daha da açılmış yani…

 

 

 

 


Popularity: 3%

New York şehrini Google Earth ile üç boyutlu (3D) görün, gezin

Google Earth New York 3D
Şehirler artık Google Earth’e yavaş yavaş 3-boyutlu olarak giriliyor. Bunlara bir örnek’de benim Amerika’nın Paris’i diyebileceğim New York şehri.

Bu videoda Google Earth’le, New York şehrinin ihtişamlı gökdelenleri arasında nasıl üç boyutlu olarak gezebileceğinizi görebilirsiniz.

Darısı Türkiye’deki şehierlerimizin başına…

Google Earth’ü bilgisayar, akıllı telefon veya tablet cihazınıza indirmek için tıklayın.

Google Earth'de 3 boyutlu New York Şehrinin Sahil Şeridi

Popularity: 3%

Sosyal Ağların Kralı Facebook hakkında Türkçe bir Kitap

Facebook hakkında Türkçe kitap

Toplumsal Paylaşım Ağı Facebook : Görülüyorum Öyleyse Varım

Yazarlar: Ali Toprak, Mutlu Binark, Ayşenur Yıldırım, Eser Aygül, Senem Börekçi, Tuğrul Çomu

Toplumsal paylaşım ağı facebook: “görülüyorum öyleyse varım!” adlı bu kitapta, Facebook kullanımına ve Facebook ortamına ilişkin iki farklı çerçeve çizdik. Facebook kullananların mahrem algısının değişmesi, kamusal alanda gözetim ve denetimi nasıl kavrayarak, uyum sağladıkları ile, Facebook vb. toplumsal paylaşım ağlarında gelişen iki yeni olgu: teşhircilik ve muhbircilik. Bu iki olgu, yeni medyanın günlük yaşam rutini içerisindeki önemli rolünün de yansılarıdır, denilebilir. Yeni medya döneminde dolaşıma sokulan popüler kültür anlatılarında bireye haz veren artık görüntünün egemenliğidir. Görsel olanın egemenliği, beri yandan da sürekli görmeyi ve görülmeyi de doğal ve meşru hale getirmekte, bu iki edimin de birey tarafından kanıksanmasını sağlamaktadır. Görmek isteyen birey mikro iktidar düzleminde toplumsal paylaşım ağlarında eski ve/veya yeni arkadaşlarını gözetlemekte, makro iktidar düzleminde ise bu bireyin sanal uzamda bıraktığı tüm elektronik ayak izleri başta ulus-devletin emniyet güçleri olmak üzere tüm kapitalist örgütlenmeler tarafından da takip edilmektedir. Toplumsal paylaşım ağlarında tıklanan reklamlar, ziyaret edilen arkadaş hesapları sürekli ve düzenli olarak reklamcılık ve pazarlama şirketleri tarafından ayrıntılı olarak kayıtlanmakta ve kişiselleş(tiril)miş reklam kampanyası veya ürün tanıtımı için bu veri bankası kullanılmaktadır. Sosyal Ağların Kralı Facebook hakkında Türkçe bir Kitap yazısına devam et

Popularity: 1%

Türkiye’deki Organik Tarım Hakkında Yanlış Bilinenler

organik tarımBirçok şeyi yanlış biliyoruz, araştırmadan kabulleniyoruz. Bunlardan bir tanesi de organik gıda gerçeği. Ben organik tarım denilince bundan 100 yıl önce çiftçiler nasıl üretim yapıyorsa şu anda aynı şekilde üretim yapılması ve hiçbir hormon kullanılmaması olduğunu zannediyordum. Fakat gördüm ki, organik tarım, tohumları ile oynanarak tohumuna hibrit verilerek güçlendirilmiş ve daha sonra hiçbir hormona ihtiyacı olmayan organik gıda ürünlerinin üretimi demekmiş. Bu da aslında hormonludan daha zararlı bir olay.

Bu konuda Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu şöyle diyor:

Türkiye’deki Organik Tarım Gerçekleri

Türkiye’de organik tarımdan bahsediliyor. Yok mu? Evet, var; ama kullanılan tohumlar doğal tohumlar değil, hibrit (melez) tohumlar. Domatese bakıyorsunuz; hakikaten prostat şikayetlerine karşı mükemmel bir çözümdür ya da kalp büyümesine karşı. Aynı zamanda kalbin dıştan yağ bağlamasında hem önleyicidir hem de bu yağı dıştan eritici özelliğe sahiptir vs. Ancak bu doğal tohumdan ise! Ama Türkiye’de organik tarım diye konuşulan şey melez tohumlardır. Yani bunların tarımını yaptığınız zaman hiç bir şekilde bu saymış olduğum sağlık konusundaki özelliklere karşı bir çözüm değildir.
Türkiye’deki Organik Tarım Hakkında Yanlış Bilinenler yazısına devam et

Popularity: 1%

Soğuk Algınlığı, Mevsimsel Grip ve Domuz Gribi Belirtileri Arasındaki Farklar

soğuk algınlığı, mevsimsel grip, domuz gribi arasındaki farklar
Son bir senedir yaşanan soğuk algınlığı / grip hastalığı vakalarında hastanın normal soğuk algınlığı mı, alışılagelmiş grip türlerinden birini mi yoksa domuz gribi (A/H1N1) mi geçirdiğini anlamak kolay değil. Soğuk algınlığı, mevsimsel grip ve domuz gribi arasında büyük benzerlikler olmasına rağmen, aşağıdaki tablodan faydalanarak doğru teşhise ulaşmak biraz daha kolay ve mümkün olacaktır.

İşte soğuk algınlığı, alışılagelmiş grip ve domuz gribi semptomları arasındaki farklar.

BELİRTİLER

SOĞUK ALGINLIĞI

MEVSİMSEL GRİP

DOMUZ GRİBİ


ATEŞ

Çok nadir görülür.

Genellikle görülür.

Sıklıkla rastlanır.

Domuz gribine yakalananların yüzde 80‘inde 38.3 derece ateş görülür.


ÖKSÜRÜK

Kesik ve balgamlı öksürük olarak görülür.

Kuru ve kesik öksürük belirtilerinden biridir.

Kesinlikle balgamsız ve halk arasında kuru öksürük olarak bilinen şekilde görülür.


AĞRI

Hafif vücut ağrıları görülebilir.

Ora dereceli vücut ağrısı olarak görülür.

Ciddi boyutlarda acı verici vücut ağrısı domuz gribinde yaygındır.


BURUN AKINTISI

Kendi kendine geçecek bir haftalık burun akıntısına rastlanır.

Yaygın bir belirtidir.

Domuz gribinde çok az görülür.


SITMA

Soğuk algınlığında sık rastlanır bir belirti değildir.

Hafif ve orta dereceli bir sıtma görülebilir.

Domuz gribine yakalananların yüzde 60‘ında sıtmalanma görülmüştür.


HALSİZLİK

Hafif derecede halsizlik görülebilir.

Yaygın ve orta dereceli halsizlik görülür.

Ciddi derecede halsizlik görülür.


HAPŞIRMA

Yaygın görülen bir belirtidir.

Sıklıkla görülür.

Domuz gribinde sık görülmez.


ANİ SEMPTOMLAR


Bir-iki gün arasında belirtiler görülür.

Bir-iki gün içinde yüzde kızarıklık, iştah kaybı, baş dönmesi ve kusma gibi görülen belirtiler 4 ila 7 gün sürebilir. İshal de yaygın olarak görülür.

Domuz gribinin belirtileri 3 ila 6 saat arasında hızlı bir şekilde gelişir. Yüksek ateş, ağrı ve sızı gibi görülen belirtilerin süresi hastaya göre 4 ila 7 gün arasında değişebilir. İshal de yaygın olarak görülür.

BAŞ AĞRISI

Sık rastlanmaz.

Yaygın olarak görülür.

Domuz gribinde sık olarak görülmez.

BOĞAZ AĞRISI

Sık olarak görülür.

Genelde rastlanır.

Domuz gribinde sık olarak görülmez.

NEFES DARLIĞI

Hafif bir şekilde görülebilir.

Ora dereceli nefes darlığı görülebilir.

Acı verecek şekilde görülür.

Kaynak: NTVMSNBC – domuz gribi haberleri

Şık bir yazıcı çıktısı almanıza da olanak tanıyacak şekilde, tabloyu PDF formatında indirmek  için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.
Grip Türleri Arasındaki Belirtisel Farklar (156)

Popularity: 2%