Etiket arşivi: Sağlık

Domuz Gribi Sanıldığı Kadar Tehlikeli Değil(miş)

H1N1Uzun yıllar boyunca ilaç sektöründe de çalışmış, Uz.Dr.Hasan Ali Nogay (PhD) tarafından hazırlanan Domuz Gribi ile ilgili bir yazı ve vermiş olduğu linkler bu sayfada.

Domuz gribi, adından anlaşılacağı üzere aslında domuzlara musallat olan bir grip cinsi. Ve zaman zaman besi hayvanları üzerinde ciddi salgınlar yaparak önemli ekonomik kayıplara neden olabiliyor. Yeni ortaya çıkan bir virüs de değil; yıllardır besi hayvancılığının baş belası olarak özellikle yurt dışında iyi tanınan ve korkulan bir virüs. İlk büyük “domuz gribi” salgının 1918’de olduğunu düşünürsek…

Virüsler, yaşam süreçlerinde evrim geçirmekteler ve daha dayanıklı, daha uzun yaşayan formlar haline gelmeye çalışmaktalar. Domuz gribi virüsü de diğer grip virüsleri gibi virüsün evrimi süresince ortaya çıkan türlerinden birisi. Hayvanlara musallat olan bu virüsün ortaya çıkan yeni türleri ile de insanlara bulaşabilir ve onlarda da hastalık yapabilir hale gelebilir. Bu durumdaki virüsler, zootonic (hayvan kökenli) grip vakalarına neden olabilir.

Domuz gribinin semptomları ve kliniği, normal gripten daha ağır ve tehlikeli değildir. Bu yüzyıl içinde domuz gribi salgını en son 2007 yılında Filipinlerde olmuş ve en büyük domuz telefatlarından biri yaşanmış. Şu anda ABD’de 1 milyonun üstünde domuz çiftliğinin varlığından ziyade, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Obama’nın endişesinin temelidir…
Domuz Gribi Sanıldığı Kadar Tehlikeli Değil(miş) yazısına devam et

İbrahim Saraçoğlu’ndan Romatizmalılara Beslenme Tavsiyesi

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

İbrahim Saraçoğlu, Kanal D’de Seda Sayan’ın programında romatizmalılar için beslenme tavsiyelerinde bulunuyor. Beyaz ekmeğin özellikle  romatoid artrid hastaları için sakıncılarına değinen Profesör Doktor Saraçoğlu, uygun un tipleri hakkında da bilgi veriyor.

[flashvideo filename=”/wp-content/flvids/SedaSayan.flv” /]

Sarımsak (Allium sativum)

SarımsakDilimizde doğru hecelenişi (yazılışı) sarmısak mı yoksa sarımsak mıdır, hala tartışma konusudur.

Anavatanı Hindistan olan mutfağımızdan eksik etmediğimiz sarımsağın tarihi insanlık kadar eskidir. Tarihin ilk çağlarında Sümerler’in sarımsağı bildikleri ve ilaç olarak kullandıkları elde edilen arkeolojik kayıtlardan anlaşılıyor. Eski Mısırlılar’ın da sarımsağı yediklerini ve ilaç olarak kullandıklarını biliyoruz. Tarihi kayıtlardan Gizek Piramidi’ni yaptıran firavun Keops’un (IV. Hanedan) inşaat sırasında işçilere bol miktarda sarımsak yedirdiğini öğreniyoruz.

Sarımsağı İsrail oğulları Mısır’dan Filistin’e getirdiler. Oradan Anadolu ve İyonya’ya yayıldı. Bu kıymetli nebat ancak Haclı seferleri sırasında ilk defa Fransa’ya getirildi. Ve Avrupa bu suretle sarımsağı öğrenebildi.

Sarmısak bugün dünyanın her tarafında yetiştirilmektedir. Boyu 70 cm bulur. Temmuz ve ağustos aylarında çiçek açar.

Sarmısak A,B1 B2,PP ve C vitaminleri ihtiva etmektedir. Bileşiminde ALLİCİN ve DİALLYLDİSULFİD adlı iki aktif bulunmaktadır.

Sarımsaktaki kötü koku ihtiva ettiği kükürtten ileri gelmektedir. Bu kokuyu gidermek için sarmısak yedikten sonra bir avuç maydanoz veya bir kahve tanesi çiğnenir.

Sarımsak (Allium sativum) yazısına devam et

Bir Beyin Cerrahından Şiirsel Bir Boyun Egzersizi Önerisi

servikal spondiloz
servikal spondiloz

Hergün sürekli ekrana bakıyoruz. Yahoo, Google, Facebook bizi tutsak etmişler.
Bu küçük şiiri tüm tembel insanlar için yazdım.
Biraz hareket etsinler ve acılarını azaltsınlar diye…

Şiirsel bir boyun egzersizi

Bu şiiri okuduğunuzda bir nevi cimnastik (boyun egzersizi) yapmış olacaksınız.

Bir Beyin Cerrahından Şiirsel Bir Boyun Egzersizi Önerisi yazısına devam et

Araç Klimaları ve Havalandırma Hakkında / Air Conditioning Hazards in Cars

(Scroll to the bottom for the English version…)

Arabanıza biner binmez derhal pencereleri açıp arabanızı havalandırın….ve de klimaları hemen açmayın…

Air Conditioning in Automobiles
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın

Arabanıza bindikten sonra lütfen camlarınzı açınız ve hemen klimayı açmayınız. Yapılan bir araştırmaya göre, Araba panosu, koltuklar vs. benzen üretir. Bu da kansere neden olan bir toksindir (arabanızda ısınmış plastik kokusunu anımsayın.) Bu toksin kansere neden olabilen özellik taşır; ilaveten kemiklerinizi zehirler, lösemiye, alyuvarların azalmasına , ayrıca hamile bayanlarda düşüğe de neden olabilir.

İç mekanlarda kabul edilebilir benzene seviyesi 0.01 metrekarede 50 mg’dır.…

Kapalı alana park edilmiş arabalarda bu oran 0.01metrekarede 400-800 mg seviyesine çıkar. Havanın sıcaklığının 17 derece ve üstü olan dış ortamlarda, ve de güneş altında park edilmiş arabaların içindeki benzen seviyesi ise kabul edilir seviyenin 40 katına ulaşır (0.01 metrekarede 2000-4000 mg benzen).

Air Conditioning Hazards in Cars

Please open the windows after you enter your car and DO NOT SWITCH ON the air-conditioning immediately.

Air Conditioning in Automobiles
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın

According to a research done, the car dashboard, sofa, air freshener emits Benzene, a Cancer causing toxin (carcinogen- take note of the heated plastic smell in your car). In addition to causing cancer, it poisons your bones, causes anemia, and reduces white blood cells. Prolonged exposure will cause Leukemia, increasing the risk of cancer may also cause miscarriage.

Araç Klimaları ve Havalandırma Hakkında / Air Conditioning Hazards in Cars yazısına devam et

Keçiboynuzu ve Pekmezinin Mucizeleri

KeçiboynuzuKeçiboynuzu nedir?

Anadolu’da bazı yörelerde harnup olarak da bilinir. Yeryüzünün en eski bitkilerinden olup anavatanı olarak Güney Anadolu, Suriye, Kıbrıs, Yunanistan, İspanya, Fas, Tunus, Cezayir, Filistin ve Libya olup memleketimizde, Antalya, Mersin, Silifke, Datça dolaylarında yaklaşık 1500 km2 lik sahil şeridinde doğal olarak yetişmektedir.

Keçiboynuzu, yetişmeye başladığı ilk 15 yıl meyve vermeyen bir bitkidir. Meyveleri ilk başlarda yeşil olup, olgunlaştıkça kahverengileşen ve tam olgunlaşınca parlak kahverengi renk alır.

Keçi boynuzuKeçiboynuzunun en büyük özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir.

Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde öylesine çok yönlü özellikleri olan bir maddedir ki, bu özelliklerinden bazıları aşağıdaki listede belirtilmiştir.

  • Analgesic Ağrı kesici
  • Antiallergenic Alerjiye karşı
  • Antiasthmatic Astıma karşı
  • Antibacterial Bakteri yok edici
  • Antibronchitic Bronşite karşı
  • Anticancer Kansere karşı
  • Antihepatotoxic Karaciğeri toksinden arındırıcı
  • Antioksidant Serbest radikalleri yok edici
  • Immunostimulant Bağışıklık sistemini güçlendirici
  • Antiviral Mikroplara karşı
  • Antiseptic Antiseptik
  • Cancer-preventive Kansere karşı koruyucu
  • Antinitrosaminic Nitrozamin yok edici
  • Bronchodilator Bronş genişletici
  • Antipolio Çocuk felcine karşı
Keçiboynuzu Ağacı
Keçiboynuzu Ağacı

Yukarıdaki listede  görüldüğü gibi gallik asit çok yönlü bir maddedir. Bu maddenin belirtilen bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir. Akciğer ödemine karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkandır. Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır. Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir.

Keçiboynuzu Çiçeği
Keçiboynuzu Çiçeği

Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.

Özellikle sigara içen insanlarda akciğer kanserine yakalanma riskinin ne kadar yüksek olduğu, bu konuyla ilgili hemen her klinik deneyde ortaya konmaktadır.

Keçiboynuzu akciğer kanserini önleyen mükemmel bir meyvedir. Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü çok zayıftır.
Çünkü bir bitkinin hastalığı önleyici özelliği ile hastalığı tedavi etme özellikleri birbirlerinden farklı şeylerdir.

İşte keçiboynuzunun akciğer kanserini tedavi etmekteki gücünü artırıcı farklı etkin maddeler içeren ikinci bir bitkiye ihtiyaç vardır.
Bu ikinci takviye bitki kırmızı turptur.

Keçiboynuzu ve Pekmezinin Mucizeleri yazısına devam et

Hangi meyvenin ne yararı var?

  • Vücudumuzun başlıca düşmanı olan kolesterol hiçbir meyvede yoktur!
  • Meyveler doğal şeker içerir, ne kadar çok meyve tüketirsek beynimizdeki sinir hücreleri de o kadar gelişir, meyve yemek hafızamızı canlandırır!
  • Meyveler mükemmel lif kaynağıdır!
  • Meyveler vitamin ve mineral açısından çok zengindir!
  • Az kalorilidirler ve kilo aldırmazlar! (Ancak rejim sırasında kalorisi nispeten yüksek olan incir, muz ve üzümden uzak durun)
  • Bol miktarda antioksidan içerirler!
  • Meyveleri aç karnına yemek sindirimi kolaylaştırır!
Kiraz

Kiraz

* Güçlü bir ağrı kesicidir, 20 kirazda 12-25 miligram arası antosiyanin maddesi bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirinden on kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir,
* Kolesterolü ve kan şekerini düşürür,
* Kirazlarda bulunan flavanoidler vücuttaki zehri temizler,antioksidan etki yapar,
* Kabızlık gidericidir,
* Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur,
* Böbreklerin taş ve kum yapmasını önler ve varsa zamanla döker,
* Safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olur,
* Yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır;

(100 gr. kiraz=70 kalori)
Hangi meyvenin ne yararı var? yazısına devam et

Domuz Gribi

Domuz Gribi (H1N1)Domuz gribi nedir?

Domuzlarda hastalığa yol açan bir mikrorganizma olan influenza tip A virusunun insanlarda oluşturduğu solunum yolu hastalığıdır.
Virus şimdiye kadar insanlarda hastalığa yol açmamakta, sadece domuzlarda görülmekteydi. Ancak, mikrorganizmadaki değişime bağlı olarak ortaya yeni bir formu ( influenza tip A / H1N1) çıkmıştır ve solunum yolu ile özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana bulaşabilmektedir.

Kış aylarında görülen gripten (mevsimsel influenza) farkı nedir?

H1N1, kış aylarında görülen grip etkeni ile benzer özelliklere sahiptir. Hastalığın bulaşma yolu ve belirtileri de benzerlik göstermektedir. Ancak, yeni H1N1 tipinde virus, insanları, kuşları ve domuzları etkileyen bir genetik özelliğe sahiptir.

Domuzlarda hastalık en sık ne zaman görülmektedir ?

Domuzlar arasında salgınlar bütün yıl boyunca görülmekle birlikte, ılımlı bölgelerde sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artmaktadır. Birçok ülke domuz topluluklarını domuz gribine karşı aşılamaktadır. İnsanlarda kullanılabilecek uygun aşı henüz mevcut değildir.

Domuz gribinin insan sağlığına etkileri nelerdir?

İnsanlar arasında domuz gribi enfeksiyonu, tek tek vakalar olarak ya da salgınlar halinde görülebilir. Klinik belirtileri gribe (mevsimsel influenzaya) benzerdir. Bunlar; ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vucut ağrısı, halsizlik ve bitkinlik şeklindedir. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti görülmezken bazıları ölümle sonuçlanabilmektedir.

Domuz Gribi yazısına devam et

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan bitkilerle tedavi üzerine üç kitap

Bitkisel Kürler Rehberi

bitkisel-kurler-rehberi
Yıllardır bitkilerin insan vücuduna etkisini araştıran Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, merakla beklenen `Bitkisel Kürler Rehberi` kitabını nihayet tamamladı. Kitabıyla ilgili bugüne kadar ser verip sır vermeyen, ancak `çınar yaprağının faydalarını öğrenince üzerine basamayacaksınız` şeklinde tiyolar veren Saraçoğlu`nu konuşturmayı başardık. Saraçoğlu`nun açıklamaları en çok kireçlenme sorunu yaşayanları sevindirecek.

Bitkisel Kürler Rehberi
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Yayın Yılı: 2009
226 sayfa
İthal Kağıt 13,5×21 cm
Karton Kapak

Bitkisel Sağlık Rehberi

bsr
“Bitkisel Sağlık Rehberi” 212 sayfadır. İçerisinde bir çok hastalıklara karşı önleyici, koruyucu ve tedavi edici kürler önerilmektedir. Maydanoz, adaçayı, papatya, karabaş, beyaz lahana, brokoli, karnabahar, pırasa, patates, domates, ebegümeci, üzerlik tohumu gibi daha bir çok sebze ve bitkilerin kür olarak kullanımları açıklanmaktadır. Hazırlama ve tüketim şekillerinin hangi hastalıklarda yardımcı ve destekleyici tedavi olarak kullanılacağı açıklanmıştır.”

Bitkisel Sağlık Rehberi
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
215 sayfa
(16,5×23,5 cm);
Karton Kapak;

Tıbbi Bitkiler Rehberi

Tıbbi Bitkiler Rehberi “Tıbbi Bitkiler Rehberi” içerisinde bir çok hastalığa karşı önleyici, koruyucu ve tedavi edici kürler önerilmektedir. Tarçın, dereotu, tere, söğüt yaprağı, avokado yaprağı, nane, asma yaprağı, biberiye, karanfil, cilt temizleyici, yaşlılık lekelerine (lentigo) karşı bitkisel öneriler ve cilt maskesi sunulmaktadır. Ayrıca, beyaz lahana, brokoli, soğan, patates ve lavantanın yepyeni özellikleri ve yeni araştırma sonuçları açıklanmakta ve kür olarak kullanımları sunulmaktadır. Emziren annelerin sütlerini artırıcı, şeker hastalarında insulin hassasiyetini yükseltici gibi değişik kürler de içerir.

Tıbbi Bitkiler Rehberi
Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Yayın Yılı: 2008
220 sayfa
16,5×23,5 cm

Karton Kapak
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’ndan bitkilerle tedavi üzerine üç kitap yazısına devam et

Sağlık için Sağlıklı Meyva Suları

Havuç+ Zencefil (kök)+ elma
Havuç+ Zencefil (kök)+ elma
= Sistemimizi arındırır ve kuvvetlendirir.

Elma+ Salatalık+ kereviz
Elma+ Salatalık+ kereviz = Kanseri önler, kolestrolü düşürür ve mide sorunlarını ve baş ağrısını düzeltir.

Domates+ Havuç+ Elma
Domates+ Havuç+ Elma =
Cildi sıkılaştırır ve nefes alma zorluklarını giderir.

Sağlık için Sağlıklı Meyva Suları yazısına devam et