«

»

Mar
31
2007

Bir Müzikal-Film fenomeni: Operadaki Hayalet

Operadaki Hayalet

Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber‘in “The Phantom of the Opera” (Operadaki Hayalet) adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyazperdeye uyarlanmış, film 77′inci Oscar Sinema Ödüllerine 3 dalda aday gösterilmişti.

Andrew Lloyd Webber`in Operadaki Hayalet adlı müzikali, New York’da Broadway ve Londra, West End’de en uzun süre sahnelenen müzikallerden birisi olma ünvanını taşıyor. Tüm dünyada milyonlarca kişinin sahnede seyrettiği Operadaki Hayalet,  beyazperdede  sinemaseverlerle de buluşmuştu.

Yönetmenliğini Joel Schumacher`in (Batman & Robin, A Time to Kill, Batman Forever, St. Elmo’s Fire) yaptığı film, ülkemizde de gösterime girdi. Filmin en büyük süprizi başrol oyuncuları. Daha önce “Lara Croft: Cradle of Life ve Reign of Fire” gibi filmlerde izlediğimiz Gerard Butler‘ın Phantom’ı (hayalet) canlandırdığı filmde, Christine rolünü ise genç oyuncu “Emmy Rossum” (Day After Tomorrow, Mystic River) canlandırmıştı. Yardımcı rollerde ise; “Patrick Wilson”, “Miranda Richardson”, “Minnie Driver” ve “Simon Callow” gibi önemli isimler yeralmıştı.

Müzikalin New York prodüksiyonu bugüne kadar 10 milyondan fazla kişi tarafından izlendi ve yaklaşık 530 milyon dolar hasılat elde etti.

Operadaki Hayaletin Konusu

phantom-of-the-opera-300x294.jpg

Gerard Butler & Emmy Rossum

Gerard Butler & Emmy Rossum

Sesi onu çağırıyordu: masum bir korist olan Christine Daaé (EMMY ROSSUM) ‘nin muhteşem sesine hayran olan operanin müzik meleği onu her yerde izliyordu. Yalnızca Madame Giry (MIRANDA RICHARDSON) Christine’in bu gizemli “Müzik Meleğinin” sırrını yani Hayaleti (GERARD BUTLER) biliyordu… Tiyaronun divası La Carlotta (MINNIE DRIVER) kostüm provaları sırasında kaprisleri yüzünden prodüksiyonu terk edince yeni yöneticilerin (SIMON CALLOW ve CIARAN HINDS) Chirsitine’e rolü verip ona güvenmekten başka şansları kalmaz.

Açılış gecesindeki büyüleyici performansı hem izleyicileri hem de tiyatronun hayaletini çok etkiler. Operanın Hayaleti kendisini bu yıldızı korumaya adamıştır. Fakat bu genç sopranoya sahip çıkmak isteyen tek güçlü erkek o değildir. Operanın sahibi Vicompte (Kont) Raoul de Chagny (PATRICK WILSON) ‘nin de gözü Chiristine’dedir.

Bu çok karizmatik adam, Christine’i etkisi altına kolayca almıştır. Hayalet ise tutkuları ve yakıcı kıskançlığı ile başbaşa kalmıştır. Bu genç kadın onun için gözünü kırpmadan uğrunda cinayet işleyebileceği bir takıntı haline gelmiş, ve aşkı büyük bir nefret haline gelince öcünü almaya karar vermiştir.

Get the Flash Player to see this content.

Müzikal filminden bir sahne

Operadaki Hayalet / The Phantom of the Opera – Künye

Warner Bros. Pictures sunar, Odyssey Entertainment, Really Useful Films / Scion Films yapımı … Bir Joel Schumacher filmi… The Phantom of the Opera… Başrollerini GERARD BUTLER, EMMY ROSSUM, PATRICK WILSON, MIRANDA RICHARDSON ve MINNIE DRIVER.

Yönetmen JOEL SCHUMACHER, senaryo ANDREW LLOYD WEBBER & JOEL SCHUMACHER, yapımcı ANDREW LLOYD WEBBER. Yapım ortağı ELI RICHBOURG. Görüntü Yönetmeni JOHN MATHIESON; yapım tasarımı ANTHONY PRATT; kurgu TERRY RAWLINGS, A.C.E.; kostüm tasarımı ALEXANDRA BYRNE; görsel efektler NATHAN MCGUINNESS; koreograf PETER DARLING.

Müzik ANDREW LLOYD WEBBER, şarkı sözleri CHARLES HART, GASTON LEROUX ‘nun “Le Fantôme De L’Opéra”  (Fransızca Operanın Hayaleti) adlı eserinden uyarlanmıştır.

“Opera hayaleti gerçekten vardı. Uzun bir zaman için onun oyuncuların yarattığı, batıl inançların uzantısı olan bir hayal yaratığı olduğuna inanıldı ama hayır Eric etiyle, kanıyla gerçekti ve gerçek bir hayaletin tüm özelliklerini taşıyordu. Ben onu tanıdım ve ancak yaşayan bir hayalet olduğunu söyleyebilirim…”
-Gaston Leroux

Operadaki Hayalet

Operadaki Hayalet Gaston Leroux / İthaki Yayınları

Gaston Leroux’nun romanı ‘The Phantom of the Opera’ (Operadaki Hayalet), Lloyd Webber’in müzikal dehası ile bir fenomen olarak dünya üzerindeki en büyük ve en uzun soluklu prodüksiyon olarak tarihe geçmiştir. Dünya çapında yaptığı hasılat 3.2 milyon doları buldu. 1986 yılında ilk kez Londra`da Kraliyet Tiyatrosunda başlayan macera dünya çapında tahmini 80 milyon izleyici ile buluştu. Toplam 65,000 performans ile Phantom dünyada toplam 18 ülkede tiyatro seyircisinin karşısına çıktı. 2003 yılı Ağustosunda eser 7000 inci kez sergilendi ve toplam 50 önemli ödüle layık görüldü. Bunların arasında 3 Olivier Ödülü, 7 Tony Ödülü, 7 Drama Desk Ödülü ve 3 Outer Critic`s Circle Ödülü sayılabilir.

Phantom`un ilk Broadway prodüksiyonu New York`s Majestic Tiyatrosunda 1988 yılında gösterime çıktı. O günden bu güne Broadway tarihindeki en uzun soluklu müzikal yapımlardan ikincisi oldu. İlki ise yine Weber’in Cats müzikaliydi. Phantom`u Broadway`de 10.3 milyon izleyici seyretti. 1987 yılında müzikalin orijinal ses kaydı Michael Crawford`un Phantom ve Sarah Brightman`ın Christine`i canlandırdığı hali ile gelşmiş geçmiş en çok satan albümler arasına tam 40 milyon gibi bir rakamla girmeyi başardı. Altın ve Platin Plak ile ödüllendirilen albüm oyuncularının seslendirdiği ilk müsikal albüm olma özelliğini de taşıyordu.

Müzikal`in esinlendiği Leroux`nun kitabı 1911 yılında basılmıştır. Bir çok kez TV yapımı, tiyatro oyununa ilham veren eser Weber`in ellerinde çok daha romantik ve tutkulu bir aşk hikayesine dönüşmüştür. Orijinal hikayede ise Phantom daha çok korkulası bir varlık olarak resmedilmiştir.

Operadaki HayaletPhantom, kariyerimde oldukça kişisel bir karakter olarak göze çarpar,” diyor efsanevi kompozitör Lloyd Webber. Jesus Christ Superstar, Evita, Cats, Joseph and the Amazing Technicolor Dreamcoat, Starlight Express, Aspects of Love ve Sunset Boulevard gibi eserleri ile tanıdığımız deha 7 kez Tony, 3 kez Grammy, ve bir kez Altın Küre ve Oscar ile ödüllendirilmiştir.

1988 yılında Phantom `u Broadway`e taşıyan Lloyd Webber müzikalin film versiyonu ise Schumacher ile görüşmeye başlar.Yönetmenin bir vampir gerilim filmi olan The Lost Boys adlı yapımından çok etkilenmiştir. “ Onunla çalışmanın en güzel yanı muhteşem bir kulağa ve müziği filmde nasıl kullanacağına ait olan inanılmaz bilgisiydi. Hikayeyi müzik ile anlatmayı çok çok iyi biliyordu.” diyor Lloyd Webber…

Get the Flash Player to see this content.

Andrew Lloyd Webber’in ilk Londra Senfoni Orkestrasıyla gerçekleştirilen müzikalin orijinalinde performans sergileyen Sarah Brightman ve Michael Crawford 1988 Tony ödüllerinde klasik düetlerini yeniden seslendirirken

Zula-Blog’da Operadaki Hayaletin doğuşu, hikayesi ve hikayenin yaratıcısı Gaston Leroux hakkında daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Alakalı başka yazı bulunamadı.

6 yorum

  1. yılmaz diyor ki:

    filmi izledim acayip güzel nefis bir şey

    1. gaye76 diyor ki:

      hangisini? bu yazıdakini mi? diger versiyonlardan birini mi?

  2. vatek diyor ki:

    Operadaki hayalet hakkında güncel içerik ve eklenen videolar şahane olmuş.

    Bu arada filmin HD versiyonunu satın aldım. Tek kelimeyle muhteşem!

  3. cj diyor ki:

    tam bir nostalji oldu. hazırlayanlara teşekkürler

  4. GO-Blog face diyor ki:

    Beğendiğinize sevindim. İyi seyirler…

  5. OPGM diyor ki:

    Buna da bir bakıverin:

    http://zula-blog.blogspot.com/2010/03/operadaki-hayalet.html

Bir Cevap Yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>