Etiket arşivi: Film

YouTube’a Kolay Erişim Yöntemleri

YouTubeTürkiye’deki anlamsız Internet sansürü sürecinde, eften püften sebeplerden YouTube ve Justin.tv gibi sitelere erişim mahkeme kararınca kapatılıyor. Bu bir noktada İzlesene.com (www.izlesene.com.tr) gibi sitelerin işine geliyor, ancak aradığımız birçok şeyi izlesene.com ‘da bulamıyorsak, ve “yasaklanmış ya da erişime kapatılmış YouTube’a nasıl girecegiz” sorusunun cevabını nerede bulacağız? Tabi ki GO-Blog‘da.

Bunun için artık birkaç yöntem var ve bunlardan bir tanesi çok basit. Artık Google’da “ktunnel youtube giriş”, ya da “youtube giriş”, “youtube izlesene” gibi aramalar yapıp, ktunnel (www.ktunnel.com) gibi sitelere başvurmanıza, ya da PC’nize virüs bulaştırma riski taşıyan UltraSurf gibi 3. parti programlar yüklemenize gerek yok.

Aşağıda tarif edilen ayarları yaparak YouTube ve Justin.tv dahil, erişimi eften püften sebeplerden TTNet’in varsayılan ayarları ile engellenmiş tüm sitelere girebilirsiniz:

YouTube’a Erişimi Tekrar Sağlama – YÖNTEM 1 – DNS Ayarlarını değiştirme

Dns Ayarları Nedir ?

DNS(Domain Name System-Alan İsim Sistemi) dağıtık ve hiyerarşik bir İnternet dizin sistemidir. DNS çogunlukla domain (alan) isimlerini IP adreslerine çözümlemek ve İnternet üzerindeki e-posta iletimini kontrol etmek amacıyla kullanılmaktadır.

YouTube’a Kolay Erişim Yöntemleri yazısına devam et

Popularity: 5%

Sosyal ol, bu sayfayı paylaş!

Filmlerdeki Canavarlar Boy Sırasında

Filmlerdeki Canavarlar Boy Sırasında - Resmi tıklayınca resim ve içindeki canavarlar büyüyor
Filmlerdeki Canavarlar Boy Sırasında... Resmi tıklayınca resim ve içindeki canavarlar büyüyor

Korku sinemasının nadide yapıtlarında yer alan bilumum yaratık ve canavarların boylarını poslarını görüp kıyaslayalım diye bir cetvelde yanyana dizmişler… 😀

(Resmi tıklayın, daha da büyüsünler )

Popularity: 1%

Sosyal ol, bu sayfayı paylaş!

Fransızca bilenler için: Et Après filminde oynayan Evangeline Lilly & Romain Duris Röportajı

Romain Duris & Evangeline Lilly

Lost’un koyu fanatiği olduğum bir sır değil. Ancak başrol oyuncularından Evangeline Lilly’in şakır şakır Fransızca konuştuğundan hiç haberim yoktu.

Dün akşam film arşivimi karıştırıp (tekrar) ne seyretsem diye düşünürken gözüme 2004 Fransız yapımı Arsène Lupin takıldı ve bir kez daha izledim. Arkasından başrol oyuncusu Romain Duris o zamandan beri başka neler yapmış diye web’de gezinirken bir de baktım ki Fransız yapımcı/yönetmen Gilles Bourdos tarafından “Et Après” (Türkçesi: Ve Sonra, İngilizcesi: Afterwards) adında yeni bir film çevrilmiş, üstelik de başrolde Evangelyn Lilly ve Romain Duris oynuyor.

Daha sonra Téléloisirs.fr’de de Evangelyn Lilly ile Romain Duris’in yer aldığı bir röportaj (röportaj değilse münazara, “interview” : yani karşılıklı görüşme) buldum ve bloglamaya karar verdim.

Yabancı diller içinde Amerikan İngilizcesinden sonra en sevdiğim dil Fransızca’dır ve Evangelin bu konuda süper…

Fransızca bilenler için işte “interview” videosu:

[flashvideo filename=”/wp-content/flvids/EVANGELINE-ROMAIN.flv” /]

Popularity: 1%

Sosyal ol, bu sayfayı paylaş!

Amerikan filmlerini Türkler çekseydi

Aşağıdaki resimler bana e-posta zinciri yoluyla bir arkadaşım tarafından gönderilmişti, ben de blog’umda yayımlamakta bir sakınca görmemiştim. Ancak böbiler.org adlı siteden olduğunu düşündüğüm bir vatandaş ısrarla “bari nereden alıntı yaptığını da yazsaydın” demiş ve “isimlerini silmediğim için” teşekkür etmiş. Resimlerin üzerinde böbiler.org adlı bir filigran olduğu için bu şekilde bir referans verme gereği duydum. Konuya gelecek olursak:

Son derece alışık olduğumuz bir üslupla ABD yapımı Hollywood filmleri, eskiden daha çok Yeşilçam edasıyla bellediğimiz, bugün ise yine kendine özgü mizah anlayışı ile tipik birer Türk filmi (veya dizisi!) olarak çekilseydi, bakın afişler nasıl olurdu…

Müteahhit
Çürük bina yoktur, malzemeden çalan vardır: Müteahhit sinemalarda

Son Gothamlı Yandım Batman
Son Gothamlı Yandım Batman

Geçen yaz ne yaptığını biliyorum
Geçen yazı bırak, ben bu sabah ne yediğimi biliyor muyum?

Ayakta 300
Ayakta 300

Amerikan filmlerini Türkler çekseydi yazısına devam et

Popularity: 1%

Sosyal ol, bu sayfayı paylaş!

Bir Müzikal-Film fenomeni: Operadaki Hayalet

Operadaki Hayalet

Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber‘in “The Phantom of the Opera” (Operadaki Hayalet) adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyazperdeye uyarlanmış, film 77’inci Oscar Sinema Ödüllerine 3 dalda aday gösterilmişti.

Andrew Lloyd Webber`in Operadaki Hayalet adlı müzikali, New York’da Broadway ve Londra, West End’de en uzun süre sahnelenen müzikallerden birisi olma ünvanını taşıyor. Tüm dünyada milyonlarca kişinin sahnede seyrettiği Operadaki Hayalet,  beyazperdede  sinemaseverlerle de buluşmuştu.

Yönetmenliğini Joel Schumacher`in (Batman & Robin, A Time to Kill, Batman Forever, St. Elmo’s Fire) yaptığı film, ülkemizde de gösterime girdi. Filmin en büyük süprizi başrol oyuncuları. Daha önce “Lara Croft: Cradle of Life ve Reign of Fire” gibi filmlerde izlediğimiz Gerard Butler‘ın Phantom’ı (hayalet) canlandırdığı filmde, Christine rolünü ise genç oyuncu “Emmy Rossum” (Day After Tomorrow, Mystic River) canlandırmıştı. Yardımcı rollerde ise; “Patrick Wilson”, “Miranda Richardson”, “Minnie Driver” ve “Simon Callow” gibi önemli isimler yeralmıştı.

Müzikalin New York prodüksiyonu bugüne kadar 10 milyondan fazla kişi tarafından izlendi ve yaklaşık 530 milyon dolar hasılat elde etti. Bir Müzikal-Film fenomeni: Operadaki Hayalet yazısına devam et

Popularity: 2%

Sosyal ol, bu sayfayı paylaş!